Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/20317 E. 2017/2425 K. 16.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20317
KARAR NO : 2017/2425
KARAR TARİHİ : 16.02.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyede temizlik işçisi olarak çalıştığını, ücretlerinin düzenli ödenmediğini, fazla çalışma yapmasına, hafta tatili ve ulusal genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen toplu iş sözleşmesinin ilgili maddelerinde belirtildiği şekilde hesaplama yapılarak ödenmediğini belirterek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, ücret, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yakacak yardımı, giyim yardımı, izin harçlığı yardımı, direksiyon primi, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Hafta tatili ve genel tatil alacakları bakımından da aynı ilkeler geçerlidir.
Somut olayda, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları konusunda, kendileri de işverene karşı dava açmış olan tanıkların anlatımı ile sonuca gidilmiştir. Sözkonusu edilen alacaklar için sadece işverene dava açan tanıklarla ispat yoluna gidildiğinde, bu durumdaki tanıkların beyanını destekleyen başkaca somut deliller veya işin mahiyetinin gerektirdiği durumlar veyahutta herkesçe bilinecek maddi olguların bulunup bulunmadığının dikkate alınması gerekir. Açıklanan bu durum karşısında işverenle husumetli durumda bulunanan tanıklar dışında bir delil bulunmadığından, somut olarak fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ispat edilemediğinden reddi yerine Mahkemece kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
3-Davacı işçi, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sosyal yardım alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, sosyal yardım alacaklarının hak kazanılması noktasında araştırma yapılmış ise de, davalı … tarafından bu alacakların ödenip ödenmediğine ilişkin yeterli araştırma yapılmamıştır. O halde; ihtilaf konusu döneme ait tüm bordrolar getirtilmeli, dava konusu alacakların bordrolarda ödendiğinin anlaşılması halinde davacı işçinin banka hesap ekstresi getirtilmeli, davacının ücret bordrolarında yazılı ve banka aracılığı ile ödendiği anlaşılan miktarlar sosyal yardım alacağı kapsamında bulunan her bir alacak kalemi için ayrı ayrı değerlendirilerek mahsup edilmelidir.
4-Toplu iş sözleşmesinin 37. maddesinin b ve f bendleri; “işçilere her ayyılın eylül ayında net bir ton Şahnalı kömürü vermeyi işveren kabul eder” ,”Tüm işçilere her yıl aşağıda miktarı belirtilmiş giyim eşyasını işveren net olarak vermeyi kabul eder. Yazlık melbusatın verilme zamanı her yıl Mayıs ayında.kışlık melbusat her yılın Eylül ayı içinde verilecektir. Tüm işçilere üç yıl ıniadlı parka verilecektir.Parkanın alımında ve beğenilmesinde sendikadan bir yetkili bulunacak ve bu yetkilinin görüşü dikkate alınacaktır. Tüm işçilere her yılının Mayıs aynıda yazlık melbusat karşılığı 110.00 TL ve Eylül ayında kışlık melbusat karşılığı 160.00 TL net giyim yardımı yapılır. Tüm işçilere üç yılda bir Eylül ayında Parka (manto) verilir. Bekçi, itfaiye, kurye, odacı, otobüs şoförü v.s. resmi kıyafet giymesi zorunlu olanlara yukarıda belirtilen giyim ve koruyucu eşyaların haricinde demirbaş ve ayni olarak süresi içinde işverence temin edilip verilecektir. Bu melbusatların ve demirbaşların alımı ve dikiminde sendikadan bir yetkili bulunacak ve beğenide bu yetkilinin görüşü itibar edilecek,işçilere verilecek olan ınelbusatlar ve demirbaşlar ayni olarak verilecektir.” şeklinde düzenlenmiştir. Emsal nitelikteki Dairemizin 2016/22613 esas sayılı dosya içerisindeki 16.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda, belediye gider hesaplarının incelenmesi sonucunda yakacak ve giyim yardımının işçilere ayın olarak ödendiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Saptanan bu durum karşında; yakacak ve giyim alacaklarına ilişkin davalı belediyenin ayın olarak ödeme yapıp yapmadığı bakımından belediye kayıtları incelenmeli ve tüm deliller yeniden değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.