Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/12708 E. 2017/1649 K. 06.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12708
KARAR NO : 2017/1649
KARAR TARİHİ : 06.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen 03.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, satış vaadi sözleşmesi ve harici satış sözleşmesi ile muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3. maddesi gereği on yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 03.10.2006 tarihli bozma ilamında özetle “… Dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 27.10.1971 tarihinde yapıldığı, dosyaya sunulan tapu kayıtlarına göre taşınmazların tespitinin 31.12.1984 tarihinde kesinleştiği, davacıların dava konusu taşınmazları kadastro tespitinden sonra, ancak kesinleşmelerinden önce 05.08.1975 ve 11.09.1975 tarihli satış vaadi sözleşmelerine dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunduklarından davanın kadastrodan önceki sebeplere değil, kadstrodan sonraki hukuki sebeplere dayandığı belirtilmek suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı” şeklindeki aynı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına..” karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalılar … ve … vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalılar vekillerinin ayrı ayrı aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava konusu eski 131, 132 ve 134 parsel sayılı taşınmazların yargılama sırasında 21.09.2012 tarihli toplulaştırma işlemi ile kapalı kayıt niteliğini aldığı dosyadaki tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece taşınmazların yeni ada ve parsel numaralarının ne olduğu araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken kapalı kayıtlar hakkında infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.