Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1349 E. 2013/11821 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1349
KARAR NO : 2013/11821
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 1.989,500 TL nakit alacağın tahsili ve 26.705 TL gayri nakit alacak ile takipten sonra nakde dönüşen teminat mektubu bedelinin depo edilmesi istemleriyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, asıl borçlu şirket olan … Petrol Ltd.hakkında dava açılmadığını, bu nedenle eksikliğin giderilmesi gerektiğini, davanın hukuki sebebinin açıklanmadığını ,alacağın likit olmadığını ,İİK’nun 68/B maddesinin davacı tarafından uygulanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, icra takip tarihi itibarıyla teminat mektubu henüz nakde dönüşmemiş olduğundan bu yöne ilişkin takibe yapılan itirazın haklı olduğu, 29 adet çek yaprağının bankaya iade edilmemesi nedeniyle bankanın 18.995 TL üzerinden talep ettiği depo talebinin yerinde olduğu, 1.963,989 TL nakit alacak yönünden de itirazın iptali gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hükmü taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Çek karnelerinin bankaya hangi tarihte iade edildiği hususunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişilerin raporunda, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir açıklık bulunmadığı gibi mahkeme kararının gerekçesinde de bu hususta bir gerekçe yazılı değildir. Mahkemece bu yön incelenip, çek karnelerinin davacı bankaya iade edildiği tarih saptanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan dosyada mevcut olan genel kredi sözleşmesinin 12’nci maddesinde bankanın gayri nakdi kredilerin depo edilmesini talep edebileceği yazılı olup, mahkemece sözleşmenin bu hükmü üzerinde durulmadan, takip tarihi itibarıyla teminat mektubunun henüz nakde dönüşmemiş olduğundan bahisle teminat mektubuna yönelik itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; kefil, kefalet limiti dahilinde kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Ancak dosyada birden fazla genel kredi sözleşmesi fotokopisi mevcut olup, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak takip ve dava konusu borcun hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının tespiti suretiyle kefillerin kefalet limiti dahilindeki sorumluluklarının buna göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece bu yön araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre taraflar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.