YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7530
KARAR NO : 2012/11978
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 15000,00 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalıya ait komşu binadan çıkıp kendi binasına sirayet eden yangın nedeniyle uğradığı 15 000,00 TL maddi zararı ile 5000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.Davalı, yangının kimin tarafından çıkarıldığının bilinmediğini, kendilerine ait boş binaların muhafazasında gerekli özeni gösterdiklerini, asıl davacının kiraya verdirmediği gibi 2008 yılında birlikte yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereği evi boşaltmadığı için inşaat yapılamadığı belirtilerek davanın reddini istemiştir.Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile 2 814,00 TL maddi ve 2000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Olayla ilgili 27.11.2009 tarihli itfaiye memurlarınca tutulan tutanakta yangının ağırlık merkezinin davalıya ait 9/1 sayılı bina olduğu ve sokak sakinlerince binaya kimliği belirsiz birçok kişinin girip çıktığı, yangının çıkış sebebinin şüpheli olduğu belirtilmiştir. Yine , binanın boş ve metruk olduğunu ifade etmişlerdir. Aynı yangın nedeniyle davacıya kaymakamlık ve … Belediyesi tarafından para yardımı yapıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, yangının davalıya ait 9/1 kapı numaralı ahşap, metruk binadan başladığı ve davalının gerekli bakım ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği saptanarak, zarardan sorumluluklarına hükmedilmiştir. Binanın metruk olduğu ve kimliği belirsiz kişilerin zaman zaman girip çıktıkları da sabittir. BK’nın 58. maddesi gereğince bina malikleri binaların muhafaza ve bakımından sorumludurlar. Davalıca, kimliği belirsiz kişilerin barınmasına engel olunmaması, binaların bakımının ve bu bağlamda kontrollerinin yapılmaması ve önleyici tedbirlerin alınmaması yasanın aradığı anlamdaki özen yükümlülüğünün ihlal edildiğini göstermektedir.Dava davalılardan mal sahibi davalı yönünden kusura dayanmayan sebeb – objektif bir sorumluluğu düzenleyen BK.nun 58. maddesinden kaynaklanmaktadır.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, maddi tazminat istemi yönünden mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmadığından bu yöne ilişkin davalının temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, manevi giderimin hangi hallerde tayin ve takdir olunacağı BK’nun 49. madde hükmü ile belirlenmiş olması sebebiyle iki ayrı incelemeyi yapmak gerekmektedir.Manevi giderimin BK’nun 49. maddesinden kaynaklandığı ve temel düşüncenin kişilik haklarına yapılmış saldırı sonucunda ortaya çıkan ruhsal çöküntü ve duyulan manevi acıların dindirilmesi, başka bir deyişle, saldırı ile ortaya çıkan değişikliği ortadan kaldırmak, saldırıdan önceki duruma gelmesini sağlamak ana düşüncedir. Başka bir ifade ile BK’nun 49/1. maddesi uyarınca manevi giderimin istenebilmesi için, kişisel varlıklara ağır bir saldırının olması ve kusurun da ağır olması gerekmektedir. TMK’nun 24 ve 25. maddelerinde koruma altına alınan hakların; BK 49. maddesinde de kişilik haklarının saldırıya uğraması durumunda uygulanacak yaptırımın belirlendiği açıktır. Yerleşik Yargıtay uygulamaları ve açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde manevi giderimin verilebilmesi için gerekli olguların sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Mala verilen zararlar bu kapsamda kabul edilemez (örn.Y.4.H.D’nin 20.05.2002 T, 1694/6092 K ). O halde mahkemece, davalının boş ve metruk taşınmazına girip çıkanlarca izmarit atılması sonucu oluşan yangın nedeniyle davacılara ait çatının yanması nedeniyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.