Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/7274 E. 2019/18963 K. 04.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/7274
KARAR NO : 2019/18963
KARAR TARİHİ : 04.11.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan … Mob. İnş. ve Yapı Malz. San. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 17/05/2007 tarihinde davalılardan … Yatak Oturma Grupları ve Ev Gereçleri San. Tic. Ltd. Şti’de belirsiz süreli iş akdi ile çalışmaya başladığını, sigorta primlerinin 30/08/2007 tarihinde müvekkilinin davalı işveren bünyesindeki çalışmasının devamında diğer davalı işveren … Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.’nin kurulması ile birlikte müvekkilinin yaptığı iş ve pozisyonunda herhangi bir değişiklik yapılmadan … Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştırılmaya başlandığını, müvekkilinin çalışmasının aralıksız olmasına rağmen farklı şirketlere girdi çıktılarının yapıldığını, her iki davalı şirket ortaklarının aynı aileden olup aynı alanda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin davalı şirketler bünyesindeki çalışması sırasında silisyum içeren tozlara bağlı olarak meslek hastalığına yakalandığını, müvekkilinin iş yerinden olan alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. vekili davacının işe başladığını iddia ettiği tarihte müvekkili şirketin faaliyette olmadığını, iş yerinin faaliyete geçtiği tarihin 23/06/2009 olup davacının müvekkil şirketle çalışmasının 01/09/2009 tarihinde başladığını, davacının kaynak ustası olmayıp müvekkil işyerinde ustalık gerektirmeyen basit kaynak işi yaptığını, Meslek Hastalıkları Hastanesinden verilen raporun davacı tarafından ibraz edilmediğini, hastane tarafından müvekkile tebliğ edildiğini, şirket tarafından raporun incelenip şirket bünyesinde rapor şartlarına en uygun bölüm olan Kanepe Yedep Parça Paketleme bölümünde görevlendirleceği, özlük haklarında herhangi bir değişikliğin olmayacağı 12/08/2013 tarihinde davacıya sözlü ve yazılı olarak bildirildiği, bu bildirimin davacı tarafından imzalanmadığı, bu bildirim sonrası davacının ücretsiz izne çıkma istediğinin kabul edildiğini, izin süresinin sona ermesinden sonra davacının işe başlaması gereken tarihte işe başlamadığını, şirketlerindeki tüm çalışanların yıllık ücretli izinlerini izin çizelgelerinde belirtilen tarihlerde eksiksiz kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel mahkemenin ilk kararı Dairemizin 26.09.2018 tarih ve 2015/21621 E., 2018/16713 K. sayılı ilamı ile; “mahkemece davacının yıllık izin ücreti hususunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi ve davacının fazla mesai ücreti alacağının, davacının hizmet süresine göre tanık beyanları esas alınarak ve tahakkuk bulunan aylar dışlanarak hesaplanması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.07.2010-31.10.2012 arası dönemde fazla mesai tahakkuku bulunan aylar için hesaplama yapılması ve ödenen fazla mesai ücretinin tenzil edilmesinin hatalı olduğu” gerekçeleriyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalılardan … Mob. İnş. ve Yapı Malz. San. Tic. A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalılardan … Mob. İnş. ve Yapı Malz. San. Tic. A.Ş.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen biçimde inceleme ve araştırma yapmak ve yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluşur. Bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozma kararında gösterilen ilkelere aykırı bulunması, usule uygun olmadığından bozma nedenidir.
Bozma kararı ile dava, usul ve yasaya uygun bir hâle sokulmuş demektir. Bozma kararına uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturur. Buna göre Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Daha sonra bu uyma kararından dönerek direnme kararı veremez; bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da gösterilen biçimde yeni bir hüküm vermek zorundadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 4.10.2018 tarih ve 2017/9-284 E., 2018/1422 K. sayılı kararı)
Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 26.09.2018 tarih ve 2015/21621 E., 2018/16713 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamında; “Davacı dava dilekçesi ile yıllık izin ücreti talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi HMK’nın 297. maddesine aykırıdır.” şeklinde bozma gerekçesi gösterilmesine ve mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen yıllık izin ücreti yönünden yine olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi ve davalı aleyhine avukatlık ücretinin mükerrer şekilde hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.