Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/18456 E. 2019/15416 K. 08.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18456
KARAR NO : 2019/15416
KARAR TARİHİ : 08.10.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında katılan …’a yönelik tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan …’un temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında mağdur sanık …’a yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanık …’un su güzergahını değiştirme konusunda sanık …’a yapacaklarını anlatması sonrası sanığın kendisini tehdit ettiğini ve “oğlum” şeklinde hitap ettiğini ayrıca yüzüne toprak atması üzerine eylemini gerçekleştirdiğini iddia etmesi, sanık …’ın da “oğlum” diye hitap ettiğini kabul etmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre sanık … hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2)Kabule göre de;
a-Sanık …’a isnat edilen TCK’nın 86/2. madde kapsamındaki kasten yaralama suçunun 6763 sayılı Kanunla CMK’nın 253. maddesinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında olması ve soruşturma aşamasında ise uzlaştırma teklifinde bulunulmaması karşısında, usulünce uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tekrar değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde anılan Kanunun 3 ve 61. maddeleri gözetilerek kanuni ve yeterli gerekçeleri de gösterilmek suretiyle hapis veya adli para cezasının tercihi, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken “suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman göz önüne alınarak” şeklindeki gerekçe ile adli para cezası tercih edilmesine karşılık, sanık … hakkında aynı gerekçelerle hapis cezası seçilmesi suretiyle çelişki yaratılması,
c-CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de; katılan sanık …’un suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 6545 sayılı Yasanın 72. maddesinin yürürlük tarihinden önce kesinleşmesi nedeniyle engel oluşturmaması karşısında, sanık … hakkında “daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olması ve yasal şartları oluşmaması” biçimindeki yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.