Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/23759 E. 2019/36560 K. 30.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23759
KARAR NO : 2019/36560
KARAR TARİHİ : 30.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemece sanığın 23/09/2009, 03/10/2009, 20/12/2009 ve 03/02/2010 tarihli eylemlerine ait dosyalar birleştirilmiş ise de; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında belirtilen; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özelliklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği,
Bu kapsamda;
Dairemizin 24/02/2014 tarihli ve E.2013/13874 sayılı ilamı ile düzelterek onanmasına karar verilen Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/860 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 01.07.2009, iddianame tarihinin 29.09.2009 olduğu,
Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/387 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 23.09.2009, iddianame tarihinin 26.03.2010 olduğu,
Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/369 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 20.12.2009, iddianame tarihinin 22.03.2010 olduğu,
Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/309 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 03.02.2010, iddianame tarihinin 10.03.2010 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturduğu cihetle; 1. grubu Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/860 Esas sayılı dosyası ile Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/387 Esas sayılı dosyasının, 2. grubu Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/369 Esas sayılı dosyası ile Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/309 Esas sayılı dosyasının oluşturduğu, her grubun kendi içlerinde TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi, kesinleşen dosya yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
Temyiz incelenmesine konu suç tarihi 03.10.2009 olan eyleme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde ise; iddianame tarihinin 02.11.2009 olduğu, Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/860 Esas sayılı dosyasında iddianame düzenleme tarihinin 29/09/2009 olduğu bu iddianame ile hukuki kesinti oluştuğundan bu eylemin ayrı bir suç olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi yerine TCK’nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2. Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi ve hüküm fıkrasında uygulama yeri olmayan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin de gösterilmesi,
3. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.