Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/20114 E. 2013/20901 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20114
KARAR NO : 2013/20901
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine gerek olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının zirai ilaç aldığını, bedelini ödemediğini, davalı hakkında … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/7384 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiş ise de son duruşmadaki beyanında davalının ödeme taahhüdünde bulunduğunu itirazından vazgeçtiğini belirterek davanın konusuz kalması nedeniyle karar vermeye yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.077,32 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan bu yasal kurallar ve ilkeler ışığında, mahkemece davacının icra inkar tazminat talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya 9.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.