YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5387
KARAR NO : 2019/7687
KARAR TARİHİ : 06.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Katılan …’un üvey ağabeyi … hakkında kendi kimlik bilgilerini kullanarak hat çıkardığı iddiası ile şikayetçi olduğu, soruşturma evresinde …’in ifadesi alındıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması ve suçun vasfının tespit edilmesi amacı ile… yönünden suç tarihinden önceki resmi kurumlardan temin edilecek imza ve yazı örnekleri getirtilip, huzurda alınan yazı ve imza örnekleri ile birlikte GSM abonelik sözleşmesindeki yazı ve imzaların…’in eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, abonelik sözleşmesindeki imza ve yazıların…’e ait çıkmaması durumunda; sözleşmedeki imzaların katılana ait olmadığının tespit edilmesi, sözleşmenin sanığın işyerinde düzenlenmesi ve menfaatin sanığa ait olması nedenleriyle suçun sübut bulduğu gözetilerek, hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; ön ödeme önerisine uymayan sanığın, lehe olan ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesine göre cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.