Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/6238 E. 2019/37317 K. 07.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6238
KARAR NO : 2019/37317
KARAR TARİHİ : 07.11.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanıklar … ve … hakkında hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … müdafii süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunduğu halde duruşma talep etmemiş olup gerekçeli temyiz dilekçesinde duruşma talep etmiş ise de süresi içerisinde duruşma talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİ ile yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde suç tarihinde katılan bankanın Seydişehir şubesinde şube müdürü olarak görev yapmakta olan sanık …’ın yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle banka tarafından kullandırılan kredileri geri ödeme güçlüğü içerisinde bulunan … Mühendislik Ltd. Şti. isimli firmanın dolaylı finansmanını sağlamak amacıyla, banka mudileri …, … ve … tarafından hazine bonosu almak üzere çeşitli zamanlarda kendisine tevdi edilen paraları banka hesaplarına intikal ettirmeyerek, karşılığında mudi … adına 872.000,00 TL, 15.700,00 €, 162.552,00 USD, 100.000,00 TL, … adına 70.000,00 TL ve … adına 41.017,21 TL tutarlı kendi şahsi bilgisayarında excel formatında hazırlanmış “hazine bonosu kesin satış belgesi” adı altında belgeler vererek … Mühendislik Harita Ltd.Şti. şirket hesabına aktardığı, yine mudi …’in BCH kredisinden bilgisi haricinde 40.000,00 TL çekilerek kullandığı ve bu paranın da … Mühendislik Harita Ltd. Şti. şirket hesaplarına aktarıldığı, Şekerbank Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 06.07.2012 tarihli soruşturma raporuna göre mudilerin banka nezdinde bulunan hesaplarındaki para çıkışlarına ilişkin para çekme/havale/hesaptan kasaya döviz satış işlemlerinin incelenmesinde, “hazine bonosu kesin satış belgesi” tanzim tarihlerinde hesaplardan bu miktarlarda para çıkışına dair banka kayıtlarına rastlanmadığı anlaşılmış ise de, mudilerin beyanları, banka güvenlik kamera kayıtları ve diğer banka personelinin beyanlarından mudilerin işlemlerini sanık …’ın banka şubesindeki odasında yaptırdıkları ve
gişeye hiç gelmediklerinin anlaşıldığı, bankanın bu tip işlemlerde üzerinde Şekerbank anteti olan ve “işlem sonuç formu” yazılı belgenin verilmesi nedeniyle excel formatında hazırlanmış “hazine bonosu kesin satış belgesi” ibareli belgenin aldatma niteliğine haiz olamayacağı, bu haliyle şube müdürü olması nedeniyle banka parası üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanığın banka şubesi içerisinde mudilerden hazine bonosu almak vaadiyle elden aldığı paraları banka kayıtlarıyla ilişkilendirilmeden … Mühendislik firmasının hesaplarına aktarmak şeklindeki eyleminin 5411 sayılı Yasanın 160/1. maddesi bağlamında basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sanık …’nin TCK’nun 39. maddesi uyarınca sanık …’ın eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de sanık …’ın mudilerden hazine bonosu almak vaadiyle elden aldığı paraları … Mühendislik firmasının hesaplarına aktararak şirketin dolaylı finansmanını sağlaması karşısında sanığın TCK’nun 40. maddesi uyarınca azmettiren sıfatıyla cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Her ne kadar sanık … hakkında şirkette kredi temin işlerinde asıl yetkili kişinin kardeşi … olduğuna ilişkin beyanı gözetilerek atılı suçlardan beraat kararı verildiği anlaşılmış ise de banka nezdindeki kredi sözleşmeleri incelenip, Ticaret Sicili belgeleri de getirtilerek sanığın şirketteki yetki ve sorumluluğu belirlendikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
1.Sanıklara, 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza ile gün para cezası tayin edilerek, takdir edilecek gün para cezasının TCK’nun 43.maddesi gereğince arttırım ve TCK’nun 62/1. maddesi gereği takdiri indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK’nun 52. maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine vekalet ücretine hükmedileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı olup, katılan … A.Ş vekilinin ve sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.