YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11959
KARAR NO : 2019/7753
KARAR TARİHİ : 11.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Asıl Karar: Mahkumiyet
Ek Karar : Temyiz talebinin kabulü
Sanığın 15.07.2014 tarihli dilekçesinin içeriği itibarıyla temyiz talebi niteliği taşımakla beraber, tebligatın usulsüz olduğundan bahsetmesi ve herhangi bir eski hale getirme sebebi sunmaması nedeniyle, yalnızca temyiz talebi yönünden bir değerlendirilmesi yapılması yerine, eski hale getirme talebinin kabulü yönünde karar verilmiş olup, Mahkemenin 17.07.2014 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, 22.06.2012 tarihinde talimat yoluyla alınan sorgusunda bildirdiği, “…Mah. ….Cad. …. Sitesi 9. Blk. D:15 …” adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade olması üzerine, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca sanığın MERNİS adresine gerekçeli kararın tebliğ edildiği; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır.” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesindeki, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” şeklindeki düzenleme ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 ve 31. maddelerindeki düzenlemeler karşısında; gerekçeli kararın tebliğinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığından, tebliğnamedeki “tebligatın usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle öğrenme üzerine verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğuna” ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın, 10.04.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, yasal süresi geçtikten sonra 15.07.2014 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla; temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 11.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.