YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5755
KARAR NO : 2019/6827
KARAR TARİHİ : 12.11.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
K A R A R
A)Davacı İstemi:
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesi ile, 10/09/2002 tarihli müstahsil makbuzu ile davacıdan kesilen Bağ-Kur kesintisini takip eden ay başı olan 01/10/2002 tarihinden itibaren 19/10/2015 tarihine kadar Tarım Bağkurluluğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabı:
Davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
” Tarım BağKur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Kanunda bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 Sayılı Kanun 79 ve 5510 Sayılı Kanunun 86. maddesinde öngörülen hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil ya da tescil yerine geçen iradeyi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım BağKur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır.
Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 20/08/2000 – 10/08/2000 – 20/07/2000 – 31/07/2000 ve 10/09/2002 tarihli … Kons. San.Ltd. Şti tarafından verilen müstahsil makbuzlarında belirtilen %1’lik Tarım BağKur tevkifat kesintilerinin kurum hesaplarında görünmediği ayrıca ödendiğine dair dekont ya da tevkifat listesinin dosyamıza ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Davacının ziraat odası kaydı 20/08/2001 tarihinde başlamış olup , Tarım Kredi Kooperatifi ve diğer tarımsal faaliyetine karine teşkil edecek başkaca herhangi bir kurumda kaydı bulunmamıştır.
Davacının 01/10/2002-15/07/2011 yılları arasında 5510 sayılı yasanın 4/1-b (Tarım BağKur) sigortalısı sayılması için davacının 2926 sayılı yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusunun olması, prim ödemesi , ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunması unsurlarından herhangi birisinin bulunması gerektiği ve davacının bu unsurlarının bulumaması gerekçesiyle “Davanın reddine” karar vermiştir.
İstinaf Başvurusu;
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; 2000 yıllarına ait ve yine 10/09/2002 tarihli prim kesintilerinin bulunması, taşınmaz ve ziraat oda kaydı ile tanık beyanlarından tarımla uğraştığının kanıtlandığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
“…dosyaya ibraz edilen … Kons. San.Ltd. Şti tarafından verilen müstahsil makbuzlarında belirtilen %1’lik Tarım BağKur tevkifat kesintilerinin kurum hesaplarında yer almaması, davacının ziraat odası kaydının 20/08/2001 tarihinde başlamış olmasına rağmen Tarım kredi kooperatifi ve diğer tarımsal faaliyetine karine teşkil edecek başkaca herhangi bir kurumda kaydı bulunmayışı, 01/10/2002-15/07/2011 yılları arasında 5510 sayılı yasanın 4/1-b (Tarım BağKur) sigortalısı sayılması için davacının 2926 sayılı yasaya tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusunun olması, prim ödemesi , ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunması unsurlarından herhangi birisinin bulunmaması ” gerekçesiyle “davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, ” karar vermiştir.
E)Temyiz:
Davacı vekili: İstinaf başvurusundaki aynı gerekçelerle temyiz yoluna başvurduklarını belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacının Tarım BağKur sigortalısı olduğunun tespiti istemine yöneliktir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 15/07/2011 tarihinden 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, 30/04/2015 tarihinde 64 kodu ile durdurulduğu, 01/05/2015 tarihinde tekrar başlatılıp bu tarihten itibaren devam ettiği, … Konservecilik San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ye salatalık satışından dolayı 10/09/2002 tarihli BağKur prim tevkifatı yapıldığına ilişkin müstahsil makbuzunun mevcut olduğu, 20/08/2001 tarihinden itibaren de ziraat oda kaydının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Yasa’nın uygulanmasına ilişkin 26/03/1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.’nun 526.maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tesbiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.
Somut olayda; davacının 2002 yılından sonra prim kesintisi bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi, prim kesintilerinin davalı Kuruma intikal etmemesinin davacının sigortalılığı açısından sonucu değiştirmediğinin göz önüne alınmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacının Tarım BağKur dosyasını davalı kurumdan istemek, Tarım BağKur sigortalılığı bulunan sürelerin tespitinde hukuki yarar olmadığından bu sürelerin reddine karar vermek, ihtilaflı diğer süreler yönünden ise; yapılan tevkifatın kuruma intikal etmemesinin tescile engel olmayacağını göz önünde bulundurmak, devamla davacının 2002 yılından sonra ürün teslimi veya prim kesintisi bulunup bulunmadığını araştırarak bunlara ilişkin belgeleri getirtmek, bu tarihten sonra prim kesintisi veya ürün teslimi bulunmaması halinde davacının 10/09/2002 tarihli BağKur prim tevkifatı yapıldığına ilişkin makbuzu takip eden aybaşından 31/12/2002 tarihine kadar Tarım BağKur sigortalısı olduğunu kabul etmek, bulunması halinde ise yukarıda anlatılan ilkeler ışığında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreleri tespit etmekten ibarettir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
12/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.