Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2018/7244 E. 2019/6591 K. 06.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7244
KARAR NO : 2019/6591
KARAR TARİHİ : 06.11.2019

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, işverene ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün feri müdahil Kurum vekili temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ,temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 25/06/2011 ile 05/06/2013 tarihleri arasında davalı işyerinde en son 1600 TL net ücretle çalıştığının tespiti,eksik yatırılan primlerinin tamamlatılması ve tespit edilen sürelerin yasada belirtilen yaş haddinden indirilerek emeklilik işlemlerinde dikkate alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 2016/4074 Esas sayılı 11/09/2017 günlü ilamına uyularak yapılan yargılama sonrası, davanın kısmen kabulü ile,davacının 25/06/2011 – 28/12/2012 tarihleri arasında asgari ücretin 2,3796 katı ücrete tekabül eden prime esas kazanç ile çalıştığının tespitine karar verilmiş,ancak tam olarak Dairemiz bozma ilamına uygun şekilde hüküm tesis edilmemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının, davalı işyerinde biçerdöver vb.iş makinelerini kullanan operatör olarak çalıştığı, davalı işyerinden bir kısım hizmetinin asgari ücret ile Kuruma bildirildiği, ücret bordrolarında davacının imzası bulunmadığı,emsal ücret araştırması yapıldığı, davacının davalı işyerinde 27/12/2012 tarihinde iş kazası geçirdiği ve hizmet cetvelinde 08/07/2014 tarihine kadar davalı işverene ait işyerlerinden istirahatli/raporlu olarak gösterildiği, geçici iş göremezlik belgeleri ile raporlarının dosyada bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hizmet tespiti davaları, niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine imkan tanımasına karşılık, ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli, 2005/21-409 E., 2005/413 K.; 19.10.2011 tarihli, 2010/10-480 E. 2010/523 K.; 19.06.2013 tarihli, 2011/10-608 E., 2011/649 K.; ve 19.06.2013 tarihli, 2012/10-1617 E., 2013/850 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200.) maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret miktarı HUMK’nın 288. (HMK’nın 200.) maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması hâlinde tanık dinletilmesi mümkündür .
506 sayılı Kanun’un 78. maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı HUMK’nın 288. (HMK’nın
200.) maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa, ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira 506 sayılı Kanun’un 78. maddesine göre, “…günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır.” Ücretin alt sınırla tespit edilen miktardan fazla olması hâlinde ise, günlük kazancın hesaplanmasında asgari ücret esas alınır.
Hâl böyle olunca, ücret miktarı HMK’nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle HUMK’nın 288. (HMK’nın 200.) maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkün olduğundan, buna göre araştırma yapılması gerekmektedir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 07/05/2019 tarihli 2015/21-1572 Esas sayılı ve 09/05/2019 tarihli 2015/10-3339 Esas sayılı kararları da bu yöndedir.
Mahkemenin, davacının 25/06/2011 – 28/12/2012 tarihleri arasında Kuruma eksik bildirilen hizmet süresinin tespitine ilişkin kararı yerinde bulunmuştur.
Prime esas kazanç tespiti bakımından ise ; Mahkeme, işçilik alacakları ile ilgili … 2.İş Mahkemesinin 2014/770 Esas sayılı dosyasında davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde yer alan “ davacının mevsimlik işçi olarak 25/06/2011 tarihinde şirket bünyesinde tarım işçisi ve tarım makinesi operatörü olarak asgari ücret ile çalışmaya başladığı,ek mesai ile bu ücretin 1600 TL’yi bulduğu” şeklindeki beyanına göre, davacının prime esas kazancının 1600 TL olduğunu kabul ederek, bu miktarın brütü olan 2.238,04TL’nın asgari ücrete oranlanması ile prime esas kazanç miktarlarını tespit etmiştir.
Prime esas kazancın işverence Kuruma bildirilenin üzerinde olduğuna dair iddianın ; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkün olduğundan ve mahkemenin gerekçesinde dayandığı şekilde davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı bu nitelikte yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmediğinden, asgari ücretin üzerinde prime esas kazanç miktarının tespit edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.