Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/8969 E. 2012/13211 K. 23.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8969
KARAR NO : 2012/13211
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, daha önce hükmedilen iştirak nafakasının günümüz koşullarında yeterli olmadığını, üniversite öğreniminin devam ettiğini ileri sürerek artırılmasını istemiş, mahkemece; dava tarihi itibariyle davacının reşit olduğu kendi adına yardım nafakası davası açabilecekken hukuki yanılma ile iştirak nafakası davası açıldığı bu anlamda dava şartı noksanlığından davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
TMK’nun 182/2.maddesi uyarınca, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması esası kabul edilmiştir. Bununla birlikte 328/1.maddesine göre de kural olarak ana-babanın bakım borcunun çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği vurgulanmıştır.HUMK.nun 76.maddesi (HMK. m.33) ve 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı YİBK’na göre olayları izah taraflara, kanunları resen uygulamak ve dolayısıyla hukuki nitelendirmede bulunmak hakime ait bir görevdir.
Somut olayda, davacı dava tarihi itibariyle reşittir. Böylece yasa gereği iştirak nafakası son bulmuştur. Dolayısı ile artırılması istenebilecek bir iştirak nafakası bulunmamaktadır.
Bununla birlikte davacı vekili dava dilekçesinde üniversiteye kayıt yaptırdığını ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle kaydını dondurduğunu belirterek nafakanın artırılması yönünde talepte bulunmuştur. Bu istem MK’nun 364.maddesi kapsamında yardım nafakası olup, buna göre, herkes yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek olan üst ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.Mahkemece, hukuki yanılgı sonucu davanın iştirak nafakasının artırılması olarak nitelendirilmesi isabetli bulunmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş somut olayda yardım nafakasına hükmedilebilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığını etraflıca araştırmak, sonuca göre karar vermektir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.