Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/12010 E. 2013/21930 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12010
KARAR NO : 2013/21930
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2011 tarih ve 2009/151-2011/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde 0245372 nolu Euro hesabında bulunan 11.619 Euro’ya müvekkiline ait kredi kartının manyetik şeridi üzerinden kopyalama yapılarak davalı bankanın bir başka müşterisinin hesabından 20.000 TL’nin çekildiği gerekçesiyle el konulduğunu, davalının bu işleminin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını belirtilerek el konulan 11.619 Euro’nun müvekkili hesabına aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya tahsis edilen kredi kartının manyetik bilgileri değiştirilmek suretiyle dava dışı 3. kişinin hesabında bulunan 20.000 TL’nin çekildiğini, çekilen bu bedelin müvekkili banka tarafından ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin imzalanan Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ve BK’nun 118. vd. maddelerinde düzenlenen takasa ilişkin hükümler gereğince dava konusu bedeli davacı hesabından takas mahsup suretiyle tahsil etmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sahtecilik işleminin davalı bankaya karşı gerçekleştirildiği, usulsüz işlemlerle çekilen paranın aslında doğrudan bankanın zararı niteliğinde olduğu, somut olayda davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun ispat edilemediği, tüm kusurun davalı bankada bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi kartının kopyalanması suretiyle banka tarafından el konulan bedelin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça dava dışı üçüncü kişinin hesabından çekilen ve müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan paranın davacıya tahsis edilen kredi kartının manyetik bilgileri değiştirilmek suretiyle gerçekleştirildiği ve sahteciliğin davacının el ve işbirliği ile yapıldığı savunulmuştur. Nitekim, gerekçeli kararda bu hususa ilişkin olarak … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2009/224 E. sayılı dosyası ile ceza davası açılmış
olduğu yargılamanın halen sürdüğü belirtilmiş, davacı tarafça dosyanın Dairemize intikal etmesinden sonra 26.03.2012 tarihli dilekçe ekinde ise … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.12.2011 tarih, 2010/624 E. 2011/688 K. sayılı karar örneği sunulmuştur. Ancak, ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği ve akıbeti sunulan karar örneğinden anlaşılamamaktadır. Bu kapsamda, ceza mahkemesince yapılan maddi olgu tespiti BK’nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlayacağından, ceza yargılamasının sonucu ve kesinleşmesi beklenilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.