Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/22912 E. 2019/20000 K. 18.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22912
KARAR NO : 2019/20000
KARAR TARİHİ : 18.12.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ile gerekçe içeriğine göre ve sanık …’ın, mağdur …’a yönelik silahla tehdit eylemi ile diğer tehdit eylemlerinin fazla zaman dilimlerinde gerçekleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık …’ın, mağdur …’a yönelik silahla tehdit eylemi açısından, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, mağdurun ihbarı üzerine kısa sürede olay yerine gelen polis ekibinin yaptığı üst aramasında sanıkta her hangi bir silah bulunamaması, mağdur …’ın soruşturma evresinde sanığın ceketini kaldırıp kendisine silah gösterdiğini iddia edip, kovuşturma evresinde ise böyle bir olayın gerçekleşmediğini beyan etmesi ve olaya ilişkin görgü tanığının da olmaması karşısında, sanık ve mağdurun anlatımlarının yöntemince irdelenmesi, ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve hangi anlatıma hangi nedenlerle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sanık …’ın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Snıkların birbirlerine yönelik eylemlerinin, TCK’nın 106/2-c madde ve fıkrasında gösterilen birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı, birden fazla kişiye karşı aynı kasıtla işlenmesi karşısında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, eylemlerin karşılıklı olması nedeniyle ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilerek haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konuları açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
3-Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık …’ın, mağdurlar … ve …’a, sanık …’ın mağdurlar … ve …’a, sanık …’ın, mağdurlar … ve …’a yönelik TCK’nın 106/1-1 cümlesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, 1412 sayılı CMK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.