YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13180
KARAR NO : 2020/1780
KARAR TARİHİ : 04.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.11.2016 gün, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararıyla, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle yargılanan sanıklara, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığına karar verilmesi karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, suç tarihi dikkate alındığında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması gerekirken 1/6 oranında artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından aynı Kanunun 143. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılırken 5 yıl 10 ay hapis yerine hesap hatası sonucu 6 yıl hapis cezasına hükmedilmesi ve devamla, aynı Kanunun 35. maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılırken 1 yıl 5 ay 15 gün hapis yerine 1 yıl 6 ay hapis cezasına, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası yerine 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/03/2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 04/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.