YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/954
KARAR NO : 2020/257
KARAR TARİHİ : 03.02.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, yağma
HÜKÜM : 1- Sanığın bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak, yakalanmamak amacıyla …’ı öldürmek suçundan TCK’nin 82/1-h, 62, 53/1-2-3, 63 maddeler uyarınca müebbet hapis cezası,
2- Sanığın konutta yağma suçundan TCK’nin 149/1-d, 62, 53/1-2-3, 63 maddeler uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanık müdafiinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in maktul …’e yönelik kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin edilmiş, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yağma suçunun sübut bulmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, haksız tahrikin varlığına,katılan kurum vekilinin bir sebebe dayanmayan vesaire yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
A)Sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
B)Sanık hakkında maktule yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; 28.12.2013 tarihli tutanakta, sanığın maktulü öldürdükten sonra kolundaki 2 adet bileziği alarak olay yerinden ayrıldığı, bilezikleri farklı kuyumcularda 8.200,00 TL’ye sattığı, bu paranın bir kısmı ile borçlarını ödediği kalan 460 TL 30 kuruş parayı da rızası ile görevlilere teslim ettiği anlaşılan olayda, sanık hakkında CMK’nin 168. madde hükümlerinin uygulanması yönünden katılandan TCK’nin 168. maddesine göre rızasının bulunup bulunmadığının sorularak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hususu bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 03/02/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.