Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/20042 E. 2016/16500 K. 05.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20042
KARAR NO : 2016/16500
KARAR TARİHİ : 05.12.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili, müvekkili aleyhine İcra Müdürlüğü’nün 2015/14392 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamlı takipte fazla faiz talep edildiğini belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ilama dayalı takiplerde itirazların takibin yapıldığı icra dairelerinin bağlı bulunduğu icra mahkemelerinde incelenebileceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 18/3. maddesinde “… aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. …” düzenlemesi yer almaktadır.
Her ne kadar bu madde gereğince aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır.
Somut olayda, borçlunun şikayet dilekçesinde maddi hata ile İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2015/14932 Esas sayılı dosyasının yazıldığı, Mahkemece bu dosya değerlendirilerek yetkisizlik kararı verildiği görülmektedir. Borçlu vekilinin şikayet dilekçesindeki somut anlatımının celp edilen takip dosyasına uymadığı görülmektedir. Bu durumda anılan madde hükmüne göre duruşma açılarak taraf teşkili sağlanıp icra dosyası hakkında açıklama sorularak varsa tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra şikayet hakkında karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.