YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15626
KARAR NO : 2017/1188
KARAR TARİHİ : 20.02.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 7.529,00 TL. Maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasına esas İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/283-2012/245 sayılı dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği, bunun dışında dosyada vekaletname ile görevlendirilen avukata başkaca bir ücret ödendiğine dair serbest meslek makbuzu veya resmi belge bulunmadığı, ulaşım giderlerinin ise maddi zarar kapsamında dahil edilemeyeceği, sonradan maaşından kesilen farkının ödendiğine dair davacının beyanları da dikkate alındığında, maddi zarara ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi, yine 74 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, ceza infaz kurumunda fazladan kaldığı süre, olayın cereyan tarzı ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, temyiz eden tarafın sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, tazminat davasına esas dosyada davacının İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08/04/2010 tarihli kararı ile tutuklanmasına karar verilmiş ve CMK’nın 142/2. maddesi gereğince ağır ceza mahkemesinin tazminat konusu işlemle ilişkili olması halinde yetkisizlik kararı verileceği vurgulanmış ise de, haksız işlem tarihi itibariyle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin CMK’nın 250. maddesi uyarınca yetkili olması ve sonradan bu mahkemenin kapanıp, tazminat davasına esas dosyanın İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiş olması sebebiyle, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiş, hükme iştirak eden Cumhuriyet savcısının adı, soyadı ve sicili gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş, gerekçeli karar başlığında, dava, dava tarihi yerine, suç, suç tarihi ve suç yeri gibi ibarelere yer verilmiş ise de bu husus mahallince düzeltilebilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tayin olunan tazminat miktarına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretinin altında kalacak şekilde 3.000 TL maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün vekalet ücretine ilişkin 2. fıkrasındaki ”3.000 bin TL” ibaresinin çıkarılarak yerine ”4.478,19 TL nisbi” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.