YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8205
KARAR NO : 2017/2060
KARAR TARİHİ : 21.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın müşteki adına sahte abonelik sözleşmeleri düzenlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın üzerine atılı suçlamayı ve bilirkişi raporunu kabul etmemesi, abonelik sözleşmesinin düzenlendiği tarihte şirkette sigortalı olarak çalışmadığı yönündeki savunmasının Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 24.10.2013 tarihli yazısıyla doğrulanması, 24.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda, abonelik sözleşmelerinin diğer kısımlarında bulunan el yazılarıyla ilgili, el yazısı örneklerinin bulunmaması nedeniyle inceleme yapılamadığının belirtilmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, abonelik sözleşmelerinin inceleme yapılamayan bölümlerine ilişkin sanığın yeteri miktarda el yazısı örnekleri alınarak sözleşmeler üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda ek rapor düzenletilmesi ve suça konu hatlara ilişkin HTS raporları getirtilip bu hatlar ile en çok görüşen kişiler dinlenilerek hatları fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hatların ne şekilde alındığının belirlenmesi, sanığın abonelik sözleşmesinin yapıldığı tarihte şirkette fiili olarak çalışıp çalışmadığını araştırılması sonrasında toplanan tüm delillere göre suçun sübutu halinde hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; adli sicil kaydında suç tarihi itibariyle engel sabıka kaydı bulunmayan, hakkında TCK’nın 62. maddesi gereğince cezasından indirim yapılan ve CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasını isteyen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.