YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6359
KARAR NO : 2014/21962
KARAR TARİHİ : 24.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Somut olayda; katılana ait … Petrol isimli işyerinde 2008 yılı sonlarında muhasebeci olarak çalışmaya başlayan sanığın, 2009 yılı Mayıs ayında bankaya yatırılmak 19.500 TL parayı alarak işyerinden ayrıldığı, katılan ile tekrar maaşından kesinti yapılarak paranın ödenmesi karşılığında anlaşarak çalışmaya devam ettiği, bu parayı uhdesine geçirdiğine ve şahsi harcamalarda kullandığına dair tarihsiz, imzalı belge düzenleyerek katılana verdiği, sanığın 24/08/2009 tarihinde işyerinde biriken para ile kredi kartı ile yapılan alışveriş karşılığında biriken, Yapı Kredi Bankasındaki 2.250 TL, İş Bankasındaki 1.100 TL ve Akbanktaki 1.100 TL parayı da alarak ortadan kaybolduğu, işyerindeki kasa içine de “Siz bana güvendiniz. Ama ben buna layık olamadım. Hatamı düzeltmek için aldıklarımı iade etmek için geri geleceğim.” şeklinde not yazılı kağıt bıraktığı, ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanama suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
Sanık hakkında hizmet nedeniylegüveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “6 gün”, “7 gün” “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “6 gün”, “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.