YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21605
KARAR NO : 2014/22029
KARAR TARİHİ : 24.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının,siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir.Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir.Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir.Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanıkların birlikte hareket ederek sanık …’ın katılana çiçek teslim etme bahanesiyle düzenekli olarak gizledikleri senet formunu imzalatarak borçlusu katılan, kefili sanık …, alacaklısı sanık … ve meblağı 115.000 TL tutarlı olarak düzenleyip, yapılan icra takibinde borçlu adresi olarak sanık … ve sanık …’in ortak işlettikleri işyeri adresini verip, tebliğatı sanık …’un alarak takibi kesinleştirmek suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesi, adli belge inceleme şubesinin 07.04/2014 tarihli raporunda, “her ne kadar sözkonusu senedin matbu basım ve kesim olmadığı görülsede inceleme konusu senedin ıslak imza bulunan bir belge üzerine düzenlendiğini belirtecek yeterlilik ve nitelikte bulgu saptanamadığı” belirtilmiş olması, senetteki imzanın katılana ait olması karşısında, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığından beraatlarına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,24.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.