YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15597
KARAR NO : 2016/13811
KARAR TARİHİ : 01.12.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki Sebebsiz Zenginleşmeden Doğan Alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra , dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü :
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının sahibi olduğu,…Köyü 1084 parsel sayılı taşınmazda 15.000 TL bedel ile dava dışı … İnşaat Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle … Noterliğinin 10940 yevmiye nolu ve 26/06/2001 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye göre bodrumda bulunan dükkan katın davacıya satılacağının ve 05/04/2002 tarihinde davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığını ; daha sonra arsa sahibi ve müteahhit arasında çıkan anlaşmazlık sonucu arsa sahibinin kat karşılığı inşaat sözleşmesini geriye dönük olarak feshettiğini, satın aldığı yerin kendisine devredilmesini davalıdan talep ettiğini, olumsuz yanıt alınca Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/1064 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davası açtığını, sözkonusu davanın 10/03/2010 tarihinde reddedildiğini, red kararının Yargıtay tarafından onaylanarak 10/06/2011 tarihinde kesinleştiğini, davacının inşaatın bitirilememesi üzerine 2004 yılından itibaren kendi imkanları ile satın aldığı yerin eksiklerini tamamlayarak kullanmaya hazır hale getirdiğini ve davacının 2009 yılında dükkana yerleştiğini, ancak dükkânın mülkiyetini alamadığından davalının malvarlığında aleyhine sebepsiz zenginleşme olduğunu ileri sürerek; dava konusu dükkanda yaptığı zorunlu ve faydalı masrafların, malzeme ve işçilik ücretlerinin birlikte hesaplanmasını ve bulunacak bedelin Borçlar Kanunu’nun 61. Maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili gerektiğini beyanla şimdilik 20.000 TL alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı cevap dilekçesinde, davacının talepte bulunduğu imalatları gerçekte hiç yapmadığını, gösterdiği faturaların teslim yerinin başka yer olması ve binada bu yıllarda hiç bir imalatın yapılmamış olması, davalının … İnşaat ile yaptığı sözleşmenin satış ve devir yetkisi vermediği gibi bu sözleşmenin hiç doğmadığı ve sözleşmenin baştan beri geçersiz olduğuna, daha sonra 05/11/2004 tarihinde müteahhit … tarafından binada önemli oranda tamamlama yapılarak daire sahiplerine teslim edildiğini, müteahhit … ‘ün
binadaki imalatları belirtilen tarihten önce tamamladığı ve davalının yapılan tasarruf ve sözleşmelerden doğan sorumluluğunun olmadığı, davacının davada taraf sıfatı bulunmadığını iddia ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ;Davanın kısmen kabulü ile ;16.541,19 TL tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve ticari faiz talebinin reddine, karar verilmiş ; sözkonusu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir .
1-) Uyuşmazlık , faydalı ve zorunlu giderlerin tahsili istemine yönelik sebebsiz zenginleşmeden doğan alacak davası niteliğindedir .
Davacı, dava dışı … İnşaat Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.den kat karşılığı gayrimenkul taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığı taşınmaz için ödediği bedeli ödeme tarihi itibariyle yapıda sağladığı katkı ile sözkonusu dükkana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davacı dükkandan tahliye edilmedikçe yaptığı faydalı ve zorunlu masrafları isteyemez. Bu durumda mahkemece davacının dükkan üzerindeki zilyetliğinin devam edip etmediği belirlendikten sonra neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir (…17.10.2007 gün, 13-661 Esas-726 Karar).
2-) Bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ;
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.