Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/3128 E. 2017/752 K. 15.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3128
KARAR NO : 2017/752
KARAR TARİHİ : 15.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
1-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik; 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil bulunmaması karşısında, olayda TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ancak belge sayısının dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınabileceği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2-Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçuna yönelik; dosyada mevcut Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2010 tarihli iddianamesine göre sanığın mağdura karşı aynı eylemi Ortaca ilçesinde 21.11.2008 tarihinde de gerçekleştirdiği ve hakkında kamu davası açılmış olduğu anlaşıldığından, Ortaca Asliye Ceza Mahkemesinde dava konusu yapılan eylemle birlikte 5237 sayılı Kanun’un 268, 43/1. Maddeleri uyarınca zincirleme biçimde tek bir “başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma” suçunu oluşturabileceği cihetle; mükerrer yargılanmanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi açısından, açılmış olan bahsi geçen kamu davası araştırılarak bu davaya ilişkin dosyanın getirtilip, incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, birleştirme olanağının bulunması halinde kamu davalarının birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanması, denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3-Olay tarihinde hırsızlık suçu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında sanığın yakalandığı Gölcük ilçesinde kolluk görevlisi tarafından … adına çıkarılan nüfus kayıt örneği üzerinden kendisine sorulan sorulara cevap veremeyip gerçek kimlik bilgilerini açıklamak zorunda kaldığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 269. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu nedeniyle kurulan hükümde anılan madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı,
4-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,15.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.