Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/21498 E. 2016/15487 K. 28.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21498
KARAR NO : 2016/15487
KARAR TARİHİ : 28.06.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmiş, Dairemizin 18/11/2015 tarih 2014/20619 E., 2015/32856 K. sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, davalı tarafın ispat etmek istediği konularda HMK’nun 241 inci maddesine uygun olarak yeter derecede bilgi sahibi olunduğu ve bu nedenle davalı tarafın dördüncü olarak göstermiş olduğu tanık …’in dinlenilmesinden vazgeçildiği, gerekçesiyle bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme Kararı süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dairemizin “…1086 Sayılı HUMK. döneminde açılan davada davalı vekili tarafından delil listesinde bildirilen tanıklardan …’in dinlenilmesinden açıkça vazgeçilmemesi karşısında, mahkemece 06.11.2012 tarihli oturumda “Davalının dinlenmeyen tanığının dosya aydınlandığından dinlenmesinden vazgeçildi” şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile dinlenmemesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece özetle; 06/11/2012 tarihli 5. celse duruşmasında davalı tarafın göstermiş olduğu üç adet tanığın dinlendiği, davanın konusunu oluşturan kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ödenmemiş aylık ücret alacakları ile davalıların işçilik alacaklarından ne şekilde sorumlu olacaklarının toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre değerlendirme yapıldığı, toplanan delillere göre, her iki şirketin adresinin aynı olması, bir kısım ortaklarının aynı olması, şoförlerin her iki şirketin aracını kullanıyor olması, her iki şirketin arasında fiili ve organik bağ bulunduğu konusunda …’in dinlenmesine gerek olmaksızın davalı tarafın ispat etmek istediği konularda HMK’nun 241 inci maddesine uygun olarak yeter derecede bilgi sahibi olunduğu, davalı şirketler arasındaki organik bağ ve davacının her iki şirkete çalışması salt tanık beyanlarıyla değil SGK belgeleri, sunulan vekaletnameler ve diğer belgeler ile de anlaşıldığı ve bu nedenle davalı tarafın dördüncü olarak göstermiş olduğu tanık …’in dinlenilmesinden vazgeçildiği, gerekçesi ile direnilmiştir. Direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28/06/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.