YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5105
KARAR NO : 2017/1597
KARAR TARİHİ : 01.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kredi kartı sözleşmesine dayalı olarak davalıya karşı başlatmış olduğu ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait banka hesabının kat edilebilmesi için noter vasıtasıyla ihtarname gönderilmesi gerekirken iadeli taahhütlü posta yoluyla bu işlemin gerçekleştirildiğini ve yine yasa gereği ihtarnameye 1 ay cevap hakkı tanınmayarak müvekkiline karşı icra takibine geçilmesinin İİK’nın 68. maddesine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya göre, İİK’nın 68/b maddesi gereğince noter aracılığı ile hesap özetinin gönderilmesinin ispat ve takip şartı olduğu, davacı tarafça noter yerine iadeli taahhütlü mektupla hesap özeti ve kat ihtarnamesinin tebliğ edilip, tebliğden itibaren 1 aylık takip şartını beklemeden icra takibine geçilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
İİK’nın 68/b maddesi kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde uygulanabilir. Uygulama şartları ise yine bu maddenin 1, 2 ve 3. fıkralarında belirtilmiş olup bu koşullar yerine getirildiği takdirde yalnızca buna ilişkin hesap özetleri, ihtarnameler ve kredi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş belge ve makbuzlar anılan yasanın 68/b maddesinin 1. fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar. Dava konusu uyuşmazlık 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na istinaden davalıya verilen kredi kartından kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlıkta uygulanacak yasa Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’dur. Bu kanun hükümlerine göre taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kredi kartı hesabı kat edilerek borçluya ihtarname gönderilmiştir. Hesabın kat’ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. Gerek 5464 sayılı BKKKK’da gerekse taraflar arasındaki sözleşmede muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir. Somut olayda hesabın kat edilmesiyle alacak muaccel hale gelmesine rağmen mahkemece somut olaya uygun düşmeyen yanılgılı hukuki yorum yapılarak takip ve ispat şartı gerçekleşmemesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,peşin harcın istek halinde iadesine, 01/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.