YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10296
KARAR NO : 2017/992
KARAR TARİHİ : 28.02.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-)TCK’nun 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve onun hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması gerektiği cihetle; sanığın, hırsızlık suçundan başlatılan soruşturma nedeniyle yakalandığında, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kimliğini gizleyip, görevlilere kendisini Ertan ve Canan kızı 1988 İstanbul doğumlu …. olarak tanıtması karşısında, ….’ın gerçek kişi olup olmadığı araştırılarak; gerçek kişi olması halinde eylemin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu, hayali kişi olması halinde ise TCK’nun 206/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Kabul ve uygulamaya göre de;
a-)TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden fıkranın tamamını kapsar biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
b-)T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Yasa ile değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 28.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.