Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/7235 E. 2017/8679 K. 17.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7235
KARAR NO : 2017/8679
KARAR TARİHİ : 17.04.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞÇİ İLE İŞVEREN İLİŞKİSİNDEN KAYNAKLANAN

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde sürekli fazla mesai yaparak çalıştığını ve karşılığının ödenmediğini, genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının fazla mesaiyi gerektiren çalışması bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Ayrıca fazla çalışmanın hesabı sırasında izinli yada raporlu olunan, başka bir deyişle fiilen çalışılmayan sürelerin dışlanması gerekir.
Somut olayda; davacının fazla çalışma talebi tanık anlatımlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporundan; raporlu olduğu günlerin hesap dışı bırakılıp bırakılmadığı denetlenememektedir. Mahkemece bilirkişiden ek rapor aldırılarak; fazla çalışma alacağının, raporlu olunan sürelerin dışlanması ile hesaplanması istenmelidir. Bu yön gözetilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer uyuşmazlık fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücretinde yapılan takdiri indirim oranı konusundadır.
Fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır
Somut uyuşmazlıkta; davacı, tanık anlatımlarına dayalı olarak hesaplanacak fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, 1/2 oranında taktiri indirim yapılarak söz konusu alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarından taktiri indirim yapılması yerinde ise de 1/2 oranındaki indirim hakkın özünü etkileyecek nitelikte ve çok fahiştir. Davalı işverene karşı açılarak sonuçlanan emsal dosyalardaki kabuller de gözetildiğinde 1/3 oranında taktiri indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.