Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/20853 E. 2016/19968 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20853
KARAR NO : 2016/19968
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının büyük hissedarı olan davalı şirkette 270 civarında işçinin çalıştığını, 2014 yılı Şubat ayında 206 işçinin üye olduğunu, 30/03/2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerle belediye yönetiminin el değiştirdiğini, bu tarihten itibaren sendika üyesi olan işçilere üyelikten istifa etmeleri yönünde baskı yapıldığını, baskılara dayanamayan çok sayıda işçinin sendika üyeliğinden istifa ettiğini, davalı şirket yöneticilerinin ve Belediye Başkanın işçilerin çoğunluğunu sendika üyeliğinden istifa ettiremeyince 28/11/2014 tarihli yazı ile ilk etapta 64 işçinin iş sözleşmesini 30/11/2014 tarihinden itibaren 5 ay süreyle askıya aldığını, askıya alma işlemine de kış mevsiminin gelmiş olması ve yoğunluğun azalmasının gerekçe gösterildiğini, davacı ve arkadaşlarının ise 31.03.2015 tarihli yazı ile aynı neden gerekçe gösterilerek iş akitlerine son verildiği, davalı işverenin iş sözleşmesini tek taraflı olarak askıya almasının, işin niteliğinden ve yasadan kaynaklanmadığından iş sözleşmesinin feshi niteliğinde olduğunu, iş sözleşmesinin sendikal nedenle ve geçerli bir neden olmaksızın sona erdirildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25 maddesine göre davacının yasal süre içinde başvurusu üzerine davalı tarafça işe başlatma-başlatmama şartına bağlı olmaksızın ödenmesi gereken sendikal tazminat tutarının en az 1 yıllık brüt ücreti olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; iş akdinin feshedilmediğini, sadece şirketin faaliyet konusu olan işlerinin azalması ve ekonomik nedenlerle 5 ay süreyle askıya alındığını, işe iade davası koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı davacı ve arkadaşlarının sendikaya üye olmasından dolayı iş akitlerinin tek taraflı olarak askıya alınmasının işverenin haksız feshi olduğu, mahkemece aynı konuya ilişkin dosyalarda verilen davanın reddine ilişkin kararların Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nce bozulup ortadan kaldırıldığı gözönüne alınarak yargılama süresinde davacı işe başlatılmış olmakla davacının işe iade talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ancak feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı işverence yapılan tek taraflı askıya alma işleminin bir işveren feshi olduğu ve feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakta olup, yargılama sürecinde davacı işçi işe başlatılmış olmakla, dava bu yönden konusuz kalmıştır. 03.06.2015 havale tarihli şirket yazı cevabına göre, fesih tarihi olan 01.04.2015 tarihinde, iş akdi askıya alınan 25 kişi bulunmakta olup bu işçilerden 20’si sendikalıdır. İşyerinde çalışan işçi sayısı ise 342’dir. Belediye İş Sendikasının 14.05.2015 tarihli yazı cevabına göre, işçiler 05.02.2014 tarihinde sendikaya üye olmaya başlamışlar, yazı tarihine kadar üye sayısı 210’a ulaşmış, fesih tarihi olan 01.04.2015 tarihi itibariyle ise iş akdi askıya alınanlar dahil toplam 43 sendika üyesi işçi kaldığı anlaşılmıştır. Bu veriler dikkate alındığında, fesih işleminin sendikal nedene dayandığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ne var ki, davacının dava dilekçesinin sonuç bölümünde, feshin sendikal nedenle gerçekleşmesi sebebi ile 6356 sayılı Yasa’nın 25. maddesine göre ödenmesi gereken tazminatı “davacının yasal süre içinde başvurusu” şartına bağladığı gözden kaçırılarak hüküm kurulması hatalıdır.
Mahkemece bu husus gözetilmeden ve talep aşılarak karar verilmesi hatalı olup bozma nedeni ise de, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının sendikal tazminata ilişkin 2. bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine;
” Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen, davalı işverence süresi içinde işe başlatılması veya başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni ve talebi dikkate alınarak davacının 1 yıllık ücreti tutarında belirlenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24/11/2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.