YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26565
KARAR NO : 2016/17938
KARAR TARİHİ : 01.11.2016
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli bir neden bulunmaksızın sendikal nedenle feshedildiğini, davalı … başkanının 20/10/2014 tarihi itibariyle de iş yerinde çalışan 8 kadrolu ve 1 taşeron işçinin işine son verdiğini, belediye başkanının işçileri sendikasızlaştırmak ve ve hükümleri göre almakta oldukları taban ücret ve sosyal haklarınını düşürmek kendi belirlediği miktarda aylık ödemek istediğini, işçileri defalarca toplayarak işçileri çıkış ile ve sendika değiştirmezlerse işlerine son vereceğini beyanla baskı altına aldığını, başkanın bizzat tarafı sendika yetkilileri ile birlikte ile görüşmelerinde yevmiyelerin ve sosyal hakların düşürülmesi ve işçilerin sendikadan istifalarını beyan ettiğini, istifa etmeyen ve temel haklarının düşürülmesine muvafakati olmadığını beyan eden işçilerden 8 inin önce işten çıkartıldığını, ve aylık ve sosyal haklarının düşürülen işçilerin belediyeye karşı alacak davası açması ve hem de sendika işçilerinin şikayette bulunması üzerine de çalışan ve kâr getiren bir işletmeyi kiraya verdiği gerekçesi ile işçilerden bir kısmının ve başka birimlerde çalışan bazı işçilerin de aynı gerekçe ile işine son verildiğini öne sürerek, 4857 sayılı Yasanın 18. ve 21.maddelerine aykırı bir biçimde işverence yapılan feshin yerinde olmadığının tespitine, işe iadesine ve 6356 sayılı Yasanın 25. maddesi uyarınca 1 yıllık brüt ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretinin davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının belediyenin taş ocağı hazır beton işletmesinde işçi olarak çalıştığını, belediyenin daha fazla kar etmek için bu iş yerini kiraya verdiğini, belediyenin işçi istihdamının fazla olması ve işçileri başka bir birime geçirme şansının olmaması sebebi ile davacının iş akdine son verildiğini, davacının dava dilekçesinde işine son verilmesinin amacının siyasi ve sendikal nedenlerle olduğundan bahsedilmiş ise de bu durumun gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işverence feshin geçerli bir nedeni bulunmadığı ve sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31. maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, 4857 sayılı Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
Ancak feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Mahkemece yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına itibarla sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmişse de dosya içeriğine göre sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu da yeterli değildir.
Yukarıdaki ilkeler doğrultusunda; mahkemece, feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.11.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.