Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/9930 E. 2017/1604 K. 29.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9930
KARAR NO : 2017/1604
KARAR TARİHİ : 29.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Katılanın, sanık …’a şikayet tarihinden 3 ay önce 400 tl borç para verdiği, alacağını defalarca istemesine rağmen sanığın borcunu ödemediği, katılanın evde olmadığı bir sırada suça konu 11/11/2008 keşide tarihli 20/01/2009 ödeme günlü, borçlusu Kazım Kurtuluş olan 400 tl’ lik bonoyu sanığın katılanın (oğlu Serdar Kararataş’a) evine bıraktığı, katılanın senedin ödeme günü geldiğinde senette yazılı adresten borçlu görünen Kazım Kurtuluş’u aradığı, ancak bu kişiye ulaşamadığı bu suretle sanığın borcuna karşılık sahte senet düzenlediğinin iddia edildiği olayda;
Katılanın mahkemece alınan beyanında, “suça konu senedin sanık tarafından evde olmadığı bir zamanda oğlu Serdar Karataş’a bırakıldığını, vade günü geldiğinde senedin üzerinde yazan adrese gittiğini ancak borçlu Kazım Kurtuluş’u kimsenin tanımadığını senet üzerinde yazan marketin de olmadığını gördüğünü beyan etmesi, yapılan kolluk araştırmasında senet üzerinde yazan Gökalp Mahallesi, 38. sokakta en son 21 numaranın olduğu, 43 numaranın olmadığının görülmesi, senet üzerinde borçluya ait olduğu yazılan telefon numarasına ilişkin Turkcell’den alınan cevapta hattın Çetin Öztürk adında bir başka kişiye ait olduğunun bildirilmesi, sanığın sorgusunda, “katılana borçlu olmadığını, suça konu senedi ona vermediğini, senet borçlusu Kazım Kurtuluş’un 2008 yılında vefat ettiğini, senetteki yazıların ve imzaların kendisine ait olmadığını, sadece arka yüzdeki yazıların kendisine ait olduğunu, senedi düzenleyip katılan’a veren kişinin Kazım Kurtuluş olduğunu, bu kişiyi yakınlarından araştırmak istediğini ancak bulamadığını, çocuklarının da buradan gitmiş olduklarını, dükkanının da satılmış olduğunu öğrendiği” ni beyan etmesi ve sanık tarafından suça konu senedin katılanın evde olmadığı bir zamanda katılana ait eve bırakılmış olduğunun iddia olunması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından katılanın oğlu Serdar Karataş’ın usulüne uygun celbi ile tanık sıfatıyla dinlenmesine ve ayrıca suça konu senedin ön ve arka yüzünde yer alan imza ve yazıların sanığa aidiyeti hususunda kriminal inceleme yaptırılması ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu cihetle adli emanetin 2010/1976 sırasında kayıtlı suça konu senedin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.