Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/10587 E. 2017/1635 K. 30.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10587
KARAR NO : 2017/1635
KARAR TARİHİ : 30.03.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK’nun 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK’nun 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, yalnızca “resmi belgede sahtecilik suçundan ise cezalandırılması yoluna gidilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur” demek suretiyle gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Sanık …’in, Cihanpet Ürünleri Kimya Gıda Nakliye Sanayi Şti’ ye ait kaybedilen boş çeki sahte olarak düzenleyip katılan Şirinoğlu Factoring Finansal Hizmetleri Tic. A.Ş.ye ciro etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın suça konu çeki alacağı karşılığı Aslan Yapı İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi olan …’ tan aldığını savunması ve Aslan Yapı İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.nin yetkilisinin … olduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, sanık …’ ten Aslan Yapı İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. ile arasındaki ticari ilişkiyi ispata yarar bilgi ve belgelerin istenilmesi, …’ ın tanık olarak dinlenilmesi, sanık …, sanık … ve …’ ın incelemeye esas yazı ve imza örnekleri alınıp, kurum ve kuruluşlardan uygulamaya elverişli yazı ve imzaları da toplanmak suretiyle, çekin ön yüzünde bulanan keşideci imzası ve yazıları ile birinci ve ikinci ciranta yazı ve imzalarının aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu çekin denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyete hükmedilmesi,
3-Kabule göre de;
a)Sanığın kişiliği, geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimi gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hükmün ertelenmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de; mahkumiyete esas teşkil eden 3167 sayılı Yasanın 16/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin eylemin, 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması, yine 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü ve sanığın duruşma tutanağına ve dosyaya yansıyan olumsuz bir hali bulunmadığı cihetle, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği veya TCK’nın 51. maddesinin değerlendirilmesi hususunun yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması,
b)T.C. Anayasa Mahkemesi’ nin, TCK’ nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.