Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/11952 E. 2017/1226 K. 09.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11952
KARAR NO : 2017/1226
KARAR TARİHİ : 09.03.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit, hakaret ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından beraat

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan hakaret ve tehdit suçlarının 5237 sayılı TCK’nın 106 ve 125. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibariyle aynı Kanunun 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımına tâbi olduğu ve sanığın sorgusunun yapıldığı 16.07.2008 tarihinden inceleme gününe kadar zamanaşımını kesen başka bir neden olmaksızın anılan sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının 1412 sayılı CMUK’nın 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 günlü, 1990/8-3-70 sayılı ve 09.10.2007 günlü, 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık hakkında 25.09.2007 günlü iddianamede konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden ek savunma hakkı verilip yargılamaya devamla konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.