YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2798
KARAR NO : 2017/1761
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim ettiği mal bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, 7.000 TL’nin dava tarihinden işleyecek reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiş, 23/01/2013 tarihli duruşmadaki beyanında davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmakla beraber satın alınan mal bedelinin ödendiğini, davacıya herhangi bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava faturaya dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacının 4 adet fatura ile davalıya 34.832,05 TL tutarında mal sattığı, davalının karşılığında 29.443,40 TL ödeme yaptığı, bu ödemelerin mahsubundan sonra davacının 5.398,66 TL alacağı bulunduğu, davalı her ne kadar 20/05/2012 tarih ve 8.826,60 TL tutarlı faturayı ve içeriğindeki malları teslim almadığını ileri sürmüş ise de, dosyaya sunduğu ödeme belgelerine göre bu fatura bedelinin bir kısmının ödenmiş olduğu ve bilirkişi incelemesi için defter ibrazından kaçındığı gözetildiğinde davalının faturadaki malları aldığı ve bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 5.398,65 TL’nin dava tarihinden işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı satıma konu malı davalıya teslim ettiğini, usulüne uygun yazılı belge ile ispatlamalıdır. Mahkemece ispat yükünün tayininde hata yapılarak , aradaki ticari ilişkiye binaen önceki alacakları ödeyen davalının bakiye alacak miktarını da ödemesi gerektiğinden bahisle hatalı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, infazda tereddüte yol açacak şekilde hem reeskont hem de avanstan bahsetmek suretiyle faiz hükmü kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 06/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.