Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/14715 E. 2017/2169 K. 17.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14715
KARAR NO : 2017/2169
KARAR TARİHİ : 17.04.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2014 tarih ve 2014/90-2014/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/32949 sayılı ve …” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin “…” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, … … kararıyla reddedildiğini, oysa markaların benzer olduğunu, başvuru markasının seri marka izlenimi yarattığını, başvuru markasının tescilinin müvekkili markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini, davalının başvuruda kötü niyetli olduğunu belirterek dava konusu marka başvurusunun ve … kararının iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetlerinin itiraz gerekçesi markaların kapsamında da bulunduğu, buna karşılık bir kısım mal ve hizmetlerin hedef tüketici kitlesi, yönelik olduğu amaç, dolaşım kanalları, satıldığı yerler itibariyle itiraza mesnet markalardakinden farklı mal ve hizmetler olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının itiraz gerekçesi markalarının tanınmışlığı ve davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.