Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/15114 E. 2017/3985 K. 04.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15114
KARAR NO : 2017/3985
KARAR TARİHİ : 04.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili, Konyaaltı ilçesi,… mahallesi, 743 parsel sayılı, 468,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, taşlık ve çalılık vasfıyla davalı adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı Orman Yönetimi, 743 sayılı parselin kesinleşmiş tahdit sınırları içerisinde kaldığını belirterek taşınmazın tapusunun iptali ve orman adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, … 743 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu belirlendiğine göre davanın kabulü yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Kadastro Kanununun 36/A maddesinde yer alan kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz hükmüne rağmen davalı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmolunması doğru değil ise de belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve Kadastro Kanununun geçici 11. maddesi gereğince henüz infaz edilmemiş yargı kararlarında da Kadastro Kanununun 36/A maddesinin uygulanması gerektiğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün, ikinci bendinin hükümden çıkarılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/05/2017 günü oy birliği ile karar verildi.