YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1920
KARAR NO : 2017/1994
KARAR TARİHİ : 13.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin temlik eden bankaya olan kredi kartı borcu nedeniyle hakkında takip başlatıldığını, takip dosyasından gönderilen haciz kapsamında müvekkilinin maaşından düzenli kesintiler yapıldığını,kesintinin 16.000 TL tutarında olduğunu, borcun bittiğini düşünen müvekkiline 04/12/2012 tarihinde yeniden 17.444,60 TL’lik maaş haciz müzekkeresinin gönderildiğini, bankanın 3.604,07 TL’lik borcu %97,5 oranında fahiş faiz yürüterek 34.054 TL’ye çıkardığını savunarak, müvekkilinin davalıya 17.444,60 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borca uygulanan faizin sözleşmede kararlaştırılan faiz olduğunu, akdi faizin yapılandırılabilmesi için davacının 60 gün içinde bankaya yazılı olarak başvuru zorunluluğu olmasına rağmen davacının herhangi bir talepte bulunmadığını, böylece sözleşme faizinin kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, banka tarafından talep edilen faizin 5464 Sayılı Kanun hükümlerine göre fahiş olup, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren… Bankası’nın tebliğlerine göre faiz oranının belirlenmesi gerektiği, bu esasa göre yapılan hesaplamada davacının bankaya borçlu olmadığı, aksine davacıdan 1.039,33 TL fazla tahsilat yapıldığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının Muğla 2.İcra Müdürlüğü’nün 2005/162 Esas sayılı dosyasında 17.444,60 TL borçlu olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.