YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3838
KARAR NO : 2017/6954
KARAR TARİHİ : 02.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 52/2, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın ….Anonim Şirketi isimli iş yerinde sekreter olarak çalıştığı, suç tarihi itibari ile yurt dışında bulunan ve kardeş şirket olarak nitelendirilen şirkette çalışan katılanın yurt dışı uçak biletlerini … Anonim Şirketi isimli şirket aracılığıyla aldırdığı, katılanın daha sonra uçak biletini iptal ettirmesi sebebiyle sanığın iade bedeli olan 371,20 TL’yi katılana yada çalıştığı firmaya iade etmediği, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Uyap üzerinde yapılan incelemede sanığın katılana ait işyerinde çalışırken uçak bileti ücretini alarak uhdesinde tuttuğuna ilişkin başka bir eylemden hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığı ve Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/268 esas sayılı dosyasında sanığın mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın dairemizce 10/12/2014 tarihinde onandığı, sanığın, katılana ait işyerinde çalıştığı dönem içerisinde işlediği bu suç ile inceleme konusu olan dosyada ki eylemin birbirinin devamı niteliğinde olabileceği, sanığın, aynı suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı katılana yönelik birden fazla haksız menfaat temin etmiş olması halinde ise, 5237 sayılı TCK’nın 43/2 maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı dikkate alınarak, Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/268 Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesi sebebiyle bu dosya içerisine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.