Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/9580 E. 2017/8396 K. 11.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9580
KARAR NO : 2017/8396
KARAR TARİHİ : 11.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tasminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette şoför olarak, 01.08.1996 – 05.02.1999 tarihleri, 10.10.2001-15.11.2002 tarihleri ve 01.03.2010-04.04.2012 tarihleri arasında çalıştığını, işten çıkartıldığını, bu dönemlere ilişkin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01.08.1996-05.02.1999 tarihleri arasında, 10.10.2001- 15.11.2002 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, bu nedenle bu tarihlere ilişkin olarak davalı şirketin taraf sıfatının olmadığını, davacının daha önce davalı şirket ortaklarından …’in şahıs firmasında çalıştığını, davacının … nezdindeki çalışmasını kayınbabası ile servis aracı aldığını ve bu aracı çalıştıracağını söyleyerek kendisinin sona erdirdiğini, bu döneme ilişkin iddialarına karşı zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının davalı şirkette 01.03.2010-04.04.2012 tarihleri arasında çalıştığını, işten ayrılmayı kendisinin istediğini, davalı şirketin davacıyı işe geri dönmesi için teklifte bulunduğunu, ancak davacının başka bir firmada işe başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 01/03/2010 ‘ dan önceki çalışmaları farklı bir işveren olan … yanında geçtiği ve … ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu ispat edilemediği bu nedenle davacının 01/03/2010’ dan önceki çalışmalarının dikkate alınmayacağı, iş akdinin davacının fazla mesai yapmak istememesi üzerine davalı tarafından 06/04/2012 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Yine, istifa etmek suretiyle işyerinden ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanmayacağından, istifa yoluyla sona eren önceki dönem çalışmaları kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Zamanaşımı definin ileri sürülmesi halinde, önceki çalışma sonrasında ara verilen dönem on yılı aşmışsa önceki hizmet bakımından kıdem tazminatı hesaplanması mümkün olmaz.
İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Dairemizin Kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır (Yargıtay 9.HD. 2008/18826 E, 2008/14859 K).
Somut uyuşmazlıkta, davalının da kabulünde olduğu üzere davacı, davalı şirketten önce davalı şirket ortaklarından …’in yanında çalışmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının 01.08.1996-05.02.1999, 13.06.2002-15.11.2002 tarihlerinde Özçimen Hafriyat işyerinde, 01.03.2010-04.04.2012 tarihleri arasında … Ltd. Şti. işyerinden prim ödeme kaydının bulunduğunun tespit edilmesine rağmen, Mahkemece 01/03/2010’dan önceki çalışmalarının farklı bir işveren olan … yanında geçtiği ve … ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle 01/03/2010 tarihinden önceki çalışmaları dikkate alınmamıştır.
Mahkemece yukarda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının tespit edilen çalışma dönemlerindeki fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği, bu dönemlerin tasfiye edilip edilmediği üzerinde durularak, yapılacak değerlendirmeye göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve hatalı gerekçe ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.