YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15762
KARAR NO : 2017/3234
KARAR TARİHİ : 28.03.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Hırsızlık suçuna ilişkin olarak, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir” şeklindeki hüküm karşısında; suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemenin hükmü açıklamakla yetinmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra kolluk görevlilerine giderek bir kısım suça konu eşyaları kendi rızası ile teslim ettiği yine suça konu eşyaların bir kısmının yerini göstermek suretiyle müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; müştekiye kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat edip etmediği sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, yine müştekin kısmi iadeye rızasının olmaması halinde ise müştekinin beyanında zararının giderildiğini beyan etmesi karşısında zararın ne zaman giderildiği sorulup sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşma kapsamında olduğu gözetilmeden, taraflar arasında 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulmaksızın hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …’ın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.