Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/13543 E. 2016/19164 K. 09.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13543
KARAR NO : 2016/19164
KARAR TARİHİ : 09.11.2016

T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davalılar : 1-

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin neden gösterilmeksizin ve yazılı bildirim yapılmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, davacının asıl işveren işçisi olduğunu ve davalı şirket ile hiçbir irtibatının bulunmadığını belirterek feshin geçersizliğine ve asıl işveren Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı nezdinde işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İdare vekili davacının tarafından sürdürlen kapsamında kısa dönemli uzman olarak 31/03/2011 yılında işe başlatıldığını, 29.11.2013 te ihalenin diğer davalı şirkete verildiğini, ihale makamı olduklarını belirterek husumet itirazında bulunmuş, davalı şirket ise usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece, davacının alt işveren nezdinde çalıştığı, davalı işverence yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada husumetin yönetildiğinin anlaşılmasına göre taraf sıfatı bulunmayan Kalkınma Bakanlığının karar başlığında gösterilmesi doğru değildir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının kapsamında 31/03/2011 tarihinden itibaren çalıştığı, 01/01/2014 tarihinden itibaren de kapsamında fesih tarihine kadar çalıştığı taraflar arasında ihtilaf dışıdır. Dosyada bulunan teknik şartnamede işin tanımının proje kapsamında 36 aylık dönemi kapsayan personel alımı olduğu, genel esaslar bölümünde ise; yüklenicinin çalıştıracağı personelin çalışma saatleri ve esaslarının idarenin tayin edeceği usuller çerçevesinde uygulamaya konulacağı, personele ait tüm evrakın dosya halinde idareye verileceği, yüklenicinin sık personel değiştirmeyeceği ve her türlü personel değişikliğini İdarenin yazılı onayını aldıktan sonra yapabileceği, idarece yazılı olarak değiştirilmesi istenen personelin ikaza gerek görülmeden derhal değiştirileceği, personel dağılımı ve çalışma yerinin belirleneceği, personelin çalışmalarının tarafından kontrol edileceği gibi hükümler yer almaktadır. Davacının hizmet dökümünün incelenmesinde davacının 31.03.2011-31.12.2012 tarihleri arasında sicil nolu işveren ortak girişiminde davalı idare nezdinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanlığının 18.12.2014 tarih ve sayılı ilamı ile alt işveren ortak girişimi yönünden ihalenin personel teminine yönelik olduğu gerekçesiyle muvazaalı olduğu kabul edilerek işçinin asıl işveren nezdinde işe iadesine dair kesin hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Davacı da bu şirket nezdinde çalıştıktan sonra davalı idarede çalışmaya devam ettiğinden işe girdiği tarihten itibaren asıl işveren işçisi sayılmalı ve davalı idare nezdinde işe iade edilmelidir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır. Ayrıca kanuna aykırı olduğu için geçersiz olan asıl işveren-alt işveren ilişkisinde davacı işçinin işverenin kim olduğu konusunda yanılması olağan karşılanmalıdır. Bu nedenle kanuna aykırı ilişki içine giren ve işçinin yanılmasına sebebiyet veren şirket lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının Başkanlığına ait işyerine İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 25,20 TL harcın alınması gerekli 29,20 TL harçtan mahsubu ile eksik 4,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 187,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ‘ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine
8-Artan gider avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harçlarının isteği halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı yükletilmesine, 09.11/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.