YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/29998
KARAR NO : 2017/2440
KARAR TARİHİ : 01.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Onsekiz yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün verildiği 19/07/2013 tarihli oturumun mutlaka kapalı yapılması, hükmün de kapalı oturumunda tefhim edilmesi gerektiği gözetilmeden kapalı olarak başlanan oturuma ara kararından sonra açık olarak devam edilmesi ve hüküm de açık duruşmada tefhim edilerek 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılmış ise de; karar tarihinden sonra suç sürüklenen çocuğun onsekiz yaşını doldurmuş olması sebebiyle gelinen aşamada bu aykırılığın giderilmesi imkanı bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK’nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1) Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından da uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek sadece hırsızlık suçundan alınan rapor ile yetinilmesi,
2) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınması gerektiği ve aynı Kanunu’un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmadığı halde de bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği suça sürüklenen çocuğun yaşadığı çevre gözlemlenmeden “mahkemece yapılan gözlem, dosyaya yansıyan kişilik ile sosyal ve ekonomik durum tespitine dair 12.03.2013 tarihli kolluk tutanağına” göre değerlendirme yapılması ile yetinilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 01/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.