YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8951
KARAR NO : 2017/2138
KARAR TARİHİ : 15.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin babasının 2005 ve 2006 yılında esnek kredili mevduat hesabı açtırdığını, bu hesaba müvekkilinin kefil olmadığını, buna karşın davalı tarafça takip başlatıldığını, araçlarına yakalama çıkarıldığını, icra tehtidi altında ödeme yapıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemelerin iadesini ve haksız açılmış takipler için tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının isteğiyle taahhüt alındığını, bazı takip dosyalarında borcu kısmi olarak ödediğini ve ibralaştıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere göre, davacının 02.02.2006 ve 03.02.2007 tarihli genel kredi sözleşmelerine kefil olduğu, icra dosyaları çerçevesinde 08.12.2014 tarihinde taraflar arasında ibraname düzenlendiği, davacı sözleşmenin geçerli olmadığını iddia etmiş ise de 6098 sayılı TBK’nın kefalete ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.