Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/33391 E. 2017/7843 K. 04.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33391
KARAR NO : 2017/7843
KARAR TARİHİ : 04.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, muvazaanın tespitine, işçinin baştan itibaren davalı işverinin işçisi sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlığa ait hastanede yasaya aykırı olarak “taşeronluk” ilişkisi kurduğu şirketler üzerinden belirsiz süreli iş sözleşmesi ile halen çalışmaya devam ettiğini, görünürde bir alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunmasına rağmen bu ilişki muvazaalı olduğundan müvekkilinin başından itibaren davalı asıl işverenin işçisi sayılması gerektiğini, müvekkilinin taşeron şirketlerin değil bizatihi davalı işverenin organizasyonu dahilinde çalıştığını, davalı işverenin talimatları doğrultusunda iş gördüğünü, buna ilaveten davalı işveren işe alma ve işten çıkarma yetkilerini de kendisinde topladığını, müvekkilinin davalı hastanenin kadrolu işçileriyle aynı mekanda aynı işi yaptığını, taşeron işvereni dahi tanımadığını, iş ile ilgili tüm talimatları davalı işverenden aldıklarını, davalı hastanenin Türkiye Kamu Hastaneleri Birliği … Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği dahilindeki 7 hastaneden birisi olduğunu, bunların … Devlet Hastanesi, … Devlet Hastanesi, … Devlet Eğitim ve Araştırma Hastanesi, … Devlet Kadın Doğum Hastanesi, … Göğüs Hastalıkları Hastanesi, … Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile davalı … Devlet Hastanesi olduğunu, adı geçen hastanelerin taşeron 3. Firmalarla yaptıkları sözleşmelerin tek bir ihale ile yapıldığını, ihaleyi alan en son firmanın … Şti. olduğunu, taşeron firmaların kendisinden önceki firmanın personelini SGK üzerinden aynı şekilde kendi üzerine devralıp yeni bir iş sözleşmesi dahi yapmadan işçilerin maaşını ödemeye devam ettiklerini, yapmış oldukları işin niteliği gereği alt işverene verilebilecek işlerden olmadığını, yapmış oldukları işin asıl işin bir parçası olduğunu ve teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerden olmadığını, dolayısıyla böyle bir iş açısından alt işveren ilişkisi kurulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek muvazaanın tespitine, davacı işçinin baştan itibaren davalı işverenin işçisi sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili Bakanlığa hizmet veren … Devlet Hastanesi’nde asıl işin dışındaki hizmetlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri çerçevesinde ihaleye çıkartılarak hizmet alımı suretiyle yürütüldüğünü, mevzuata göre hazırlanan teknik şartname, idari şartname ve sözleşmeler ile ihale konusu hizmetin, ihale uhdesinde kalan firma tarafından yürütüldüğünü, hizmet sunumunda çalıştırılacak personellerin işe giriş ve çıkış işlemleri, ücretleri ile ilgili bordro hazırlanması, muhasebe işlemleri gibi yasal tüm işlemlerin yüklenici firma tarafından yürütüldüğünü, bu kapsamda bilgi işlem veri giriş işinin hizmet alımı yoluyla son olarak …A.Ş. isimli dava dışı şirkete ihale edildiğini, davalı Bakanlığa bağlı … Devlet Hastanesi ile dava dışı son yüklenici firma … A.Ş. arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerine göre hastanenin bilgi işlem veri giriş hizmeti işinin adı geçen şirkete verildiğini ve davacı işçinin anılan sözleşme kapsamında adı geçen şirkete bağlı olarak sözleşme kapsamındaki işte çalıştırıldıklarını, hizmet alım sözleşmesinin konusu olan bilgi işlem veri giriş hizmetinin tamamen teknik bir iş olduğunu, netice olarak bilgi işlem veri giriş hizmeti işinin asıl iş olmadığını, yardımcı iş olduğunu, bu hizmetin davalı bakanlığa bağlı sağlık tesisinde dava dışı alt işveren … A.Ş. adlı şirketten hizmet alımı suretiyle karşılandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, işin alt işverene verilebilmesi için işletme ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren iş koşulunun bulunması gerektiği; anılan işler bakımından işletme veya işin gereğinden söz edilebilirse de teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme şartının gerekmediği; bu noktada kurulan alt işvrenlik ilişkisinin geçersiz olduğu; aynı şekilde bilgisayara hasta kaydının yapılması, verilerin girilmesi gibi işlerin de bu sürecin bir parçası olduğu; bu işçiler için seçim sürecinde, talimat vermede tümüyle Hastane’nin yetkili olduğu dikkate alındığında, bu işler bir an için yardımcı iş olarak kabul edilse bile geçerli bir alt işveren ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve kararın bozmaya uygun olmasına göre davalı T.C. Sağlık Bakanlığı vekilinin aşağıdaki sebebin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde doğru bir şekilde davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğu belirtildiği halde, 4 numaralı bentte davacının yatırdığı harcın davalı Bakanlıktan tahsiline karar verilerek davalı Bakanlığın harçtan sorumlu tutulmasının çelişkili ve Harçlar Yasasına aykırı olduğunun düşünülmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Hüküm fıkrasının 2 numaralı bendindeki “25,20” rakamının çıkarılarak yerine “50,40” rakamının yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin tamamen çıkartılarak yerine;
“4- Davacının yatırdığı harç gideri hariç 900,00 TL bilirkişi ücreti ve 49,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 949,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.