Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/11030 E. 2017/3844 K. 18.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11030
KARAR NO : 2017/3844
KARAR TARİHİ : 18.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik, Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

I- Hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Sanık hakkında; … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanması sebebiyle resmi belgede sahtecilik suçundan; suç tarihi 16/12/2005, iddianame tarihi 18/04/2006 olan Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/158 Esas, 2006/253 Karar nolu; suç tarihi 02/02/2006, iddianame tarihi 17/10/2006 olan Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/259 Esas, 2007/24 Karar nolu dava dosyaların mahkumiyet kararları verildiği ve bu kararların temyiz incelenmesinden geçmek suretiyle kesinleştiği; temyize konu bu dosyanın suç tarihinin 14/12/2005 iddianame tarihinin ise 19/09/2006 olduğu cihetle, tüm eylemlerin ilk iddianame tarihinden önce işlendiği; sahte belge kullanma suçunun temadi eden suç olduğu ve somut olayda temadinin kesilmediği, sanığın hareketlerinin bütünüyle tek fiil ve sahte belge düzenleyip kullanma şeklinde tek suç oluşturduğu, aynı fiil nedeniyle sanık hakkında daha önce mahkumiyet kararları verildiği, temyiz konusu davanan mükerrer olarak açıldığı gözetilmeden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan; ” Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, davanın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.