Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2015/9755 E. 2017/4647 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9755
KARAR NO : 2017/4647
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hırsızlık
HÜKÜM : Beraat

Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet Savcısının eksik incelemeye yönelik, katılanın ise bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle ONANMASINA,
II- Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Dosya kapsamına göre katılanın suça konu Ziraat Bankası kredi kartından saat 18:04’te 50,00 TL, 18:08’de 30,00 TL, Oyakbank maaş kartından ise saat 18:07’de 20,00 TL paranın Halkbank ATM’sinden çekildiği,
Kuveyt Türk Bankasına ait kamera görüntülerinin saat 18.03’te başladığı ve banka tarafından gönderilen cevabi yazıda kamera saatinin doğru olduğunun belirtildiği ; Halk bankasına ait kamera kayıtlarındaki saatin 18.36’da başladığı, Halk Bankası .. Şubesince verilen cevaba göre ise suç tarihindeki kamera kayıtları silindiği için kayıtların saatleri konusunda yeniden ve ayrıntılı inceleme imkanının bulunmadığı, 22.11.2011 tarihinde yapılan karşılaştırmada ise Halk Bankasına ait kamera saatinin Kuveyt Türk Bankasına ait kamera saatinden iki dakika geri olduğunun belirtildiği,
Bilirkişi tarafından düzenlenen 07.01.2011 tarihli ek raporda; her iki bankaya ait güvenlik kamerası görüntülerinin zıt yönlerden çekildiği, görüntülerdeki kayıt saatleri birbirini tutmazmış gibi gözükse de aynı anı görüntüledikleri, Halk Bankasına ait kayıtlarındaki saatin yanlış olduğu, görüntülerin aynı ana ait olduğunun belirlenmesi amacıyla fotoğraflandırılarak yapılan karşılaştırmada; sanık ve kimliği tespit edilemeyen bir kişinin Halkbank ATM’sini kullandıkları ATM başında iki dakikadan fazla bir süre kalarak işlem yaptıkları, sonrasında hızlı adımlarla oradan uzaklaştıkları, ayrıca sanığın ATM önünde tedirgin hareketlerle çevreye bakındığı, paranın çekildiği gün ve saatte bankamatikten işlem yaptıklarının net olarak anlaşıldığının belirtilmesi karşısında, sanığın güvenlik kamerası görüntülerindeki kişinin kendisi olduğunu, daha önce hiç kredi kartı kullanmadığını, suçun işlendiği ATM önünde ne yaptığını hatırlayamadığına dair dosyada mevcut delillerle örtüşmeyen savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen mahkumiyeti yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, sayın Üye …’nın karşı oyuyla oyçokluğuyla, 27.04.2017 gününde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık … hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan beraatine dair yerel mahkeme kararının Bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılma olanağı olmamıştır.
24.10.2009 günü saat 17:55 sıralarında … Camii tuvalet içinde abdest alan katılan …’na askılığa takılı ceketinin cebindeki kredi kartları ve birtakım belgelerin çalındığı, katılana ait kredi kartından saat 18:04 ve 18:08, Oyakbank maaş kartından ise saat 18:07 ve para çekimlerinin Halkbankası ATM’sinden yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut Halkbankasının cevabi yazıları ve bilirkişi raporlarına göre para çekimlerinin yapıldığı Halkbankası ATM’sine ait görüntü kayıtlarına göre sanığın saat 18:36’da ATM önünde bulunduğunun ve Halkbankası ATM kamera kayıtlarının saat diliminin gerçeği aksettirmediğine ilişkin olarak da dosyada hiç bir belge ve delil olmaması karşısında, bu somut delile itibar edilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, sanığın ATM önünde bulunduğu anlaşılsa dahi mevcut görüntülere göre para çekimine ilişkin hiçbir somut görüntü ve tesbitte sözkonusu değildir.
Bilirkişinin, başka banka kayıtları ile karşılaştırılması sonucu kesinlik arzetmeyen kanaate dayalı raporunun mahkumiyete esas alınması olanaklı değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.07.2009 tarih ve 2009/8-72 esas, 2009/198 sayılı kararı ile birçok kararında “Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olaşılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu da budur”. denilmek suretiyle olasılığa dayanılarak hüküm kurulamayacağına açıkça vurgu yapılmıştır.
Somut olayda da kesin delillere değil olasılığa dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Yerel Mahkemenin Beraat kararı, oluşa ve dosyada mevcut somut delillere uygun olup onanması gerekmektedir.
Bu itibarla, yerel mahkeme beraat kararının bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 27.04.2017