Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/18109 E. 2016/20179 K. 29.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18109
KARAR NO : 2016/20179
KARAR TARİHİ : 29.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delilerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde foto muhabiri olarak 1992 yılında işe başladığını, 08/01/2001 tarihinde davalı işveren tarafından hiçbir haklı neden gösterilmeksizin iş akdinin feshedildiğini, davalının tamamen kötü niyetli olduğunu, görev yaptığı süre boyunca davalı tarafından sorumluluk alanı dışında da görevli olarak çalıştırıldığını,maddesinde “…gerekli sebep olmadıkça üyesi işten çıkartılamaz, çıkarıldığı takdirde tazminatın ödenmesinde 13.madde uygulanır. Ancak gerekli sebep olmaksızın çıkarıldığı yargı organlarınca tespit edilirse, işveren yasal hakları dışında kıdem tazminatına esas olan her yıl için çıplak brüt bir maaşı tutarında tazminatı üyesine ayrıca öder….” denildiğini, davalı işverenin açık hükümlerine rağmen davacıyı emekliliğe zorlandığını, foto muhabiri olmasına rağmen görevi dışında haber muhabirliği de yaptığını, böylece iş akdine bağlı kalmayarak ek iş yaptırıldığını, bu nedenle 18.maddesine ve’nın 15.maddesine göre ek işler için ücrete hak kazandığını, bütün mesai saatleri dışında fazla çalıştırıldığını, haber muhabirliğine ilişkin sigorta primlerinin ödenmediğini, 15/03/2001 tarihinde imzalanan ve 01/10/2000 tarihinden itibaren geçerli sayılan göre ödenmesi gereken maaş ve kıdem tazminatı farklarının ödenmediğini, aynı şekilde maaş ile birlikte ödenmesi gereken ve den doğan izin, fotoğraf makinesi amortismanı, muhabir masrafları, yemek, erzak, çocuk, aile, yol, giyecek, yakacak, eğitim ve bayram yardımı, kıdem primi ve meslek tazminatı farkının ödenmediğini, ‘in 34.maddesinde “…işveren herhangi bir teknolojik gelişmeyi öne sürerek, üyelerinin işlerine son veremez. Teknolojiden etkilenen servislerde çalışan üyesinin işine son verildiğinde işveren.14.maddesine göre ödenmesi gereken ihbar tazminatının 2 katı bir tazminatı ayrıca öder…” denildiğini, teknolojik nedene bağlı olarak daha az elaman ile çalışma ve buna da emekliliği gelmişlerden başlama düşüncesiyle yasadan ve ‘den doğan hakları ve alacakları verilmeksizin iş akdinin feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı farkı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeklere aykırı olduğunu, davacının iş akdinin çalışmalarından verim alınamaması nedeni ile feshedildiğini, çalıştığı süre içerisinde her fırsatta viziteye çaktığını, tedavi ve istirahat alması sonucunda iş yerinde çalışamaz hale geldiğini, davacının depresif bozukluğunun bulunduğunu, bu nedenle sık sık işe gelmediğini ve kendisinden verim alınamadığını, davacının iş akdinin emeklilikle veya kötü niyetle hiç bir ilgisinin bulunmadığını, davacının fazla çalışmasının bulunmadığını, davacının iş akdinin feshedildiğinin kendisine 08/06/2000 tarihinde bildirildiğini, ‘in hükümlerine göre 7 ay ihbar süresinde çalıştığını, 08/01/2001 tarihinde iş akdi feshedilerek ilişiğinin kesildiğini, bu tarihe göre tüm haklarının eksiksiz ödendiğini, yeni dönem toplu iş sözleşmesinin 15/03/2001 tarihinde imzalandığını, imzalandığı tarihte davacının davalı işyeri ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, 08/01/2001 tarihinde her türlü haklarını alarak iş yerinden ayrıldığını, davacının 15/03/2001 tarihinde ‘e göre hak talebinde bulunmasının yasalara aykırı olduğunu, bu tarihe kadar davacının maaşlarının eksiksiz ödendiğini ve kıdem tazminatının da ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra imzalanan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve kıdem tazminatı fark istemlerinin yerinde olmadığı, foto muhabiri olmasına rağmen haber muhabirliği yaptırmasından kaynaklanan ek işler ücreti ile bunun %5 fazlalık alacaklarının bulunduğu, fazla mesai ücretlerinin ödendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğindeki deliller dikkate alındığında, mahkemenin isteklerin kısmen kabulüne ilişkin kararı yerinde olmuştur. Ancak hükme esas alınan tarafından düzenlenen 30.09.2002 tarihli hesap raporunda ek işler ücretinin %5 fazlalık alacağı 55.142,83 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece bu alacaktan %95 indirim yapıldığına göre hüküm altına alınması gereken ek işler %5 fazlalık alacağı 2.757,14 TL olması gerekirken, 5.000 TL olarak fazlaya hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki,bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin ek işlere ilişkin paragrafının tümü ile ayrıca 2,3,4 ve 5 inci bentlerinin tümü ile hükümden çıkarılarak yerlerine;
“Davacının, ek işler ücret alacağı olarak talebi gibi 5.000,00 TL alacağın ve ek işler ücret alacağı %5 gecikme tazminatına ilişkin hesap edilen alacaktan takdiren %95 oransal indirim yapılarak 2.757,14 TL ek işler %5 fazlalık alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 529,89 TL harçtan davacının peşin yatırdığı harcın mahsubu ile bakiye 112,20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 417,69 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça harcanan 660,70 TL posta gideri ve 920,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.580,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınmak suretiyle 631,34 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ‘ne göre hesaplanan 2.753,14 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
29/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.