Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/31589 E. 2017/3130 K. 20.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31589
KARAR NO : 2017/3130
KARAR TARİHİ : 20.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanığın adli sicil kaydında yer alan Bilecik Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15/09/2011 tarihli, 2011/37 E. ve 2011/430 K. sayılı mahkumiyet kararıyla ilgili olarak ilgili mahkeme tarafından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilip verilmediği araştırılarak, karar verilmemiş ise ihbarda bulunularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51, 58 ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
2- Sanık müdafiinin 23/05/2013 ve 08/10/2013 tarihli duruşmalarda lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin isteminin 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesini de kapsamasına karşın, konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün istem gibi BOZULMASINA, 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.