YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16164
KARAR NO : 2017/3688
KARAR TARİHİ : 08.05.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 442 TL maddi ve 1.500 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin her halde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, davacının tazminat talebine dayanak teşkil eden Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2011 tarih, 2010/1400 Esas – 2011/417 Karar sayılı beraat hükmünün 08.07.2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 12.05.2014 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,
2- Hüküm duruşmasında hazır bulunan Cumhuriyet savcısının adı – soyadı ve sicilinin CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
3- 12.05.2014 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 29.05.2014 olarak yazılması,
Kabule göre de;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.